(5237 S. K. m. 52, 191) (5252 S. K. m. 9)
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık Murat hakkında İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nce bozmanın sirayeti üzerine yapılan yargılaması sonunda, 27.10.2005 tarihinde, 2005/1262 Esas, 2005/1696 Karar sayı ile mahkûmiyet kararı verildiği; hükmün sanık müdafii tarafından süresi içinde temyiz edildiği; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 11.04.2006 tarihinde dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesinde lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırması suretiyle belirlenir hükmü öngörülmektedir.
S öz konusu bu hüküm uyarınca lehe olan kanunun, sadece tayin edilen ceza miktarı itibariyle değil, ilgili bütün hükümler olaya uygulanarak bulunan sonuçların sanığın lehine olup olmadığının kıyaslanması suretiyle belirlenmesi gerekmekte olup; bütünüyle lehe olan kanunun uygulanması durumunda artık önceki hükümdeki para cezası miktarının kazanılmış hak oluşturmasının olanaklı olmadığının ve hapis cezasının günlüğünün, 5237 sayılı TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca en az "20. YTL'den adli para cezasına dönüştürülmesi gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre, yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1- 5237 sayılı TCK'nın 191/2-3. maddelerinin uygulanması sırasında, sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi ve tedavi edecek kurum ile görev yapacak rehberin belirlenmemesi, ayrıca, tedavi tedbirinin, uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığından kurtuluncaya kadar devam etmesi gerektiği gözetilmeksizin, infazı kısıtlayacak şekilde, sanığın şifa buluncaya kadar ikametgahının bulunduğu yere en yakın veya tercih edeceği bir ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinde tedavi altına alınmasına; sanığa serbestlik tedbirinin devamı süresince ikametgahının bulunduğu yer devlet hastanesinde ve başsavcılıkça uygun görülecek bir kamu kuruluşunda görevli psikiyatri hekimlerinden birinin rehber olarak görevlendirilmesine karar verilmesi,
2- Hükümden sonra 19.12.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 Sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde; uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında;
a) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmamış ise, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra uyarınca sadece denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesi,
b) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmış ise, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği gibi, altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilebileceği,
c) Sadece ikinci fıkranın uygulandığı durumlarda, tedavinin ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde davanın düşmesine karar verilmesi, aksi halde birinci fıkra uyarınca ceza tayin edilmesi,
Öngörülmüş olduğundan; uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmamış olan sanık hakkında, hapis cezasına hükmedilmeden, ikinci fıkra uyarınca sadece denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 01.07.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy