(5237 S. K. m. 191, 192)
Dava: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanıklar Sinan ve Süleyman hakkında Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonunda, 30.09.2005 tarihinde, 2004/1360 Esas, 2005/953 Karar sayı ile mahkûmiyet kararı verildiği; hükmün sanıklar tarafından süresi içinde temyiz edildiği; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 19.04.2006 tarihinde dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.
Karar: Gereği Görüşülüp Düşünüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre, yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1- Hükümden sonra 19.12.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 Sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde; uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında;
a) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmamış ise, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra uyarınca sadece denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesi,
b) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmış ise, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği gibi, altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilebileceği,
c) Sadece ikinci fıkranın uygulandığı durumlarda, tedavinin ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde davanın düşmesine karar verilmesi, aksi halde birinci fıkra uyarınca ceza tayin edilmesi öngörülmüş olduğundan; bu değişiklik karşısında, uyuşturucu madde kullanmış olan sanıkların hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2- Kabule göre de; olay günü şüphe üzerine yakalanan sanıklardan Sinan'ın; üzerinde ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddeyi sanık Süleyman ile birlikte kullanmak amacıyla aldıklarını önce alınan kolluk ifadesinde belirttiği, sanık Süleyman'da ise herhangi bir uyuşturucu madde ele geçirilmediği ve sanık Sinan'ın soyut beyanından başka delil bulunmadığı aşamada ikrarı ile kendi suçunu etraflıca ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunduğundan her iki sanık hakkında TCK'nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, 01.07.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy