(5237 S. K. m. 7, 191) (5252 S. K. m. 9) (YCGK. 27.12.2005 T. 2005/3-162 E. 2005/173 K.)
Dava: Kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan hükümlü Mustafa hakkında Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce duruşmasız olarak yapılan uyarlama incelemesi sonunda, 12.12.2005 tarihinde 2001/125 Esas, 2001/322 Karar sayı ile verilen uyarlama yapılmasına yer olmadığına ilişkin ek kararın hükümlü müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 19.04.2006 tarihinde dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği Görüşülüp Düşünüldü:
Karar: Ek karar ile kurulan hükmün 5237 sayılı TCK'ya göre uyarlama yapılması talebinin reddi niteliğinde bulunması ve uyarlama talebinin kabulüne veya reddine ilişkin kararların temyizi kabil kararlardan olması nedeniyle; sanık müdafıinin 16.12.2005 tarihli itiraz dilekçesinin temyiz dilekçesi olarak ve Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 16.12.2005 tarih ve 2001/125 müteferrik sayılı kararı ile Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 29.12.2005 tarih ve 2005/02-1221 müteferrik sayılı kararlarının ise hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde:
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.12.2005 tarih ve 2005/162-173 sayılı kararında belirtildiği üzere; 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi gereğince, lehe kanunun saptanıp uygulanması için; herhangi bir inceleme ve araştırma yapılması, kanıt toplanması, takdir hakkının kullanılması gerekiyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine veya hapis cezasına seçenek yaptırımlara ilişkin bir hükmün uygulanması olanağını sonraki kanun sağlamışsa, duruşma yapılması zorunludur. Sonraki kanunun lehe olduğunun kabul edilerek derhal uygulanması ve buna bağlı olarak duruşma yapılmaksızın da karar verilebilmesi ancak diğer durumlarda mümkündür.
5237 sayılı TCK'nın lehe kabul edilmesi halinde; anılan kanunun 191. maddesi uyarınca, hapis cezasından ayrı olarak denetimli serbestlik tedbiri ile birlikte tedaviye hükmedilmesi gerekip gerekmediğinin tartışılmasında, tedaviye hükmedilebilmesi için de sanığın suç tarihinde ve öncesinde uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığının belirlenmesinde zorunluluk bulunması; böylelikle, anılan maddede hapis cezasına seçenek yaptırımların bulunması ve tedavi uygulanması için belirtilen şekilde inceleme ve duruma göre araştırma yapılmasının gerekmesi nedeniyle, lehe olan hükümlerin derhal uygulanmasının koşulları bulunmadığı halde, duruşma açılması gerekirken duruşmasız olarak yapılan inceleme sonucu karar verilmesi,
2- Hükümden sonra 19.12.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 Sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde, uyuşturucu madde kullanmış olan sanık hakkında, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği gibi altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine de hükmedilebileceği öngörüldüğünden; hükümlünün hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 12.12.2005 tarihli ek kararın BOZULMASINA, 21.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy