(1412 S. K. m. 394) (5271 S. K. m. 250) (765 S. K. m. 403) (5237 S. K. m. 188)
Dava: Uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan sanık Medeni Güneş hakkında Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 30.12.2005 tarih ve 2005/27 esas, 2005/302 karar sayısı ile mahkumiyet kararı verildiği; hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edildiği; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 09.05.2006 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Suç tarihinde yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK. nun 394/a maddesinde, toplu olarak veya teşekkül vücuda girmek suretiyle işlenen uyuşturucu madde imal, ithal, ihraç ve ticareti yapmak suçlarıyla ilgili davaların, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK. nun 250. maddesinde ise, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde imal, ithal, ihraç ve ticareti suçları dolayısıyla açılan davaların, Adalet Bakanlığı teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca yargı çevresi birden çok ili kapsayacak şekilde belirlenecek illerde görevlendirilecek özel yetkili ağır ceza mahkemelerinde görüleceği öngörülmüştür.
Kanunun bu hükmüne göre kurulan İstanbul 9, 10, 11, 12, 13, 14. Ağır Ceza Mahkemeleri, Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarında yargılamaya yetkili ve görevli mahkemelerdir.
İddianamede İranlı Nasır isimli şahıs ile teşekkül halinde uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan dava açıldığı, İstanbul 14 nolu Ağır Ceza Mahkemesince görevsizlik kararı verildiği, sanığın hükümden sonra 03.02.2006 tarihinde mahkemeye hitaben gönderdiği dilekçesinde kendisinde yakalanan uyuşturucu maddenin Burhan Toprak isimli şahsa ait olduğunu ve son ana kadar tehdit nedeniyle ismini bildiremediğini detaylı olarak ile belirtmesi karşısında, suça ilişkin olarak dilekçesinde belirtilen tüm delillerin değerlendirilmesinin ve iddianamedeki tavsif ile suç tarihine göre, sanığa atılı suçun 765 sayılı TCK. nun 403. maddesinin 7 ve 8. fıkralarında belirtilen teşekkül halinde veya toplu olarak ya da 5237 sayılı TCK. nun 188. maddesinin 5. fıkrasında öngörüldüğü biçimde suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediğinin tartışılmasının, eylemi nitelendirme görevinin ve ayrıca; hüküm tarihindeki lehe yasanın saptanmasının özel yetkili ağır ceza mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeden, görevsizlik kararı yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin istem gibi BOZULMASINA, suçun niteliği tutuklu kalınan süre göz önüne alınarak tutuklu sanık hakkındaki tahliye isteğinin reddine, 04.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy