(765 S. K. m. 403/7)
Dava: Teşekkül halinde uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan sanık C.Ö.'nun İstanbul 1. nolu Devlet Güvenlik Mahkemesince yapılan yargılaması sonunda; 06.05.2003 tarih ve 2002/239 esas, 2003/114 sayılı kararı ile 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca mahkumiyetine ilişkin verilen kararın hükümlünün temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 08.12.2003 tarih ve 2003/6081 esas, 2003/21972 karar sayılı ilamı ile onanmakla kesinleştiği, 5237 sayılı TCK.'nın yürürlüğe girmesinden sonra talep nedeniyle, CMK.'nın 250. maddesi uyarınca davaya bakmakla yetkili İstanbul 9. Ağır C Ceza Mahkemesince duruşmasız olarak yapılan inceleme sonucu, 19.09.2005 tarihli 2002/239 esas ve 2003/114 sayılı ek kararı ile 5237 sayılı TCK hükümleri uygulanarak uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan mahkumiyet kararı verildiği ek kararın hükümlü müdafii tarafından temyiz edildiği; Yargıtay C. Başsavcılığınca onama isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 16.05.2006 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Hükümlünün yokluğunda verilen ek karar Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca 28.09.2005 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, hükümlünün vekili yerine kendisine yapılan tebliğ işleminin usulsüz olması karşısında, ıttıla üzerine yapılan incelemede:
1- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.12.2005 gün ve 2005/3-162 esas, 2005/173 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasayla doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılması zorunludur. Sonraki kanunun lehe olduğu kabul edilerek derhal uygulanması ve buna bağlı olarak duruşma yapılmaksızın da karar verilebilmesi diğer durumlarda mümkündür.
2- Kararda örgüt tartışması yapılıp, adli gün para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi ve sanık hakkında kesinleşen kararda 765 sayılı TCK.'nın 403/7. maddesinin uygulanmış olması nedeniyle lehe hükümlerin derhal uygulanmasının koşulları bulunmadığından, duruşma açılarak bir karar verilmesi yerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 19.09.2005 tarihli ek kararın BOZULMASINA, 20.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy