(3167 S. K. m. 13) (765 S. K. m. 119) (5275 S. K. m. 122) (647 S. K. m. 5) (6183 S. K. m. 51) (5252 S. K. m. 4, 5) (5237 S. K. m. 7)
Çek defterlerini geri vermemek suçundan sanık
..'un 3167 sayılı Kanun'un 13/1 ve 765 sayılı TCK'nın 119. maddeleri uyarınca 673.-YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve para cezasının ödenmemesi halinde gecikme zammı uygulanmasına ilişkin Torbalı Sulh Ceza Mahkemesinin 28.06.2005 gün ve 2004/795 esas, 2005/747 karar sayılı hükmü aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı'nın Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 17.04.2006 gün ve 16039 sayılı kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 17.05.2006 gün ve 2006/81782 sayılı tebliğnamesi ile dosya Dairemize gönderilmekle incelenip, gereği görüşülüp düşünüldü:
Kanun yararına bozma talebi ve tebliğnamede, Dosya kapsamına göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ön ödemeye uyulmaması halinde cezadan artırım öngörülmediği cihetle, sanığın lehine olduğu gözetilmeden sanığın cezasından 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 119/5. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılmasında,
647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 122. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış bulunması kargısında, 647 sayılı Kanun'un 4786 sayılı Kanunla değişik 5/5. maddesi uyarınca ödenmeyen para cezasına 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesinde belirtilen gecikme zammının yarısı oranında gecikme zammı ilavesine karar verilmesinde,
5252 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde Bu kanunlarda Türk Ceza Kanununda belirlenen cezalar sistemine uygun değişiklik yapılıncaya kadar, birinci fıkrada belirtilen kanunlarda alt ve üst sınırlardan birisi ve bunlardan her ikisi gösterilmemiş olmakla birlikte, alt veya üst sınırlar arasında uygulama yapılmasını gerektirir nitelikteki adli para cezalarında cezanın alt sınırı dörtyüz elli milyon, üst sınırı yüzmilyar Türk lirası olarak uygulanır. Bu fıkra hükümleri nispi nitelikteki adli para cezaları hakkında uygulanmaz. hükmünün yer aldığı, 3167 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinde öngörülen para cezasının ise alt ve üst sınırlarının gösterildiği, 5252 sayılı Kanun'un 4. maddesinde ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun dışındaki kanunlarda yer alan para cezalarında artış öngörüldüğü ancak 31.12.2002 tarihinden sonra yürürlüğe girmiş bulunan kanunlardaki para cezaları için herhangi bir artışın düzenlenmediği cihetle, her iki maddenin de olayda uygulama yerinin bulunmadığı, dolayısıyla 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi nazara alınarak sanık hakkında 3167 sayılı Kanun'un 4814 sayılı Kanun'la değişik 13/1. maddesinde belirtilen 350 Yeni Türk Lirası adli para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde fazla ceza tayininde, isabet görülmemiştir. denilerek, anılan hükmün bozulması istenmiştir.
Kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Torbalı Sulh Ceza Mahkemesinin 28.06.2005 gün ve 2004/795 esas, 2005/747 karar sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK'ın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA; aynı Kanun'un 309/4-d maddesi uyarınca,
1- 765 sayılı TCK'nın 119. maddesi uyarınca yapılan artırıma,
2- Gecikme zammı uygulanmasına,
İlişkin bölümlerin hüküm fıkrasından çıkarılmasına,
3- Sanık hakkında 3167 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca verilen adli para cezasının 350.-YTL'ye indirilmesine ve cezanın bu miktar üzerinden yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamına TEVDİİNE, 22.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy