(5237 S. K. m. 7, 191, 232) (5252 S. K. m. 9) (YCGK 27.12.2005 T. 2005/3-162 E. 2005/173 K.)
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık Mehmet Üste hakkında Selçuk Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 08.09.2005 gününde 2001/296 esas, 2003/39 ek karar sayı ile mahkumiyet kararı verildiği; hükmün sanık müdafii tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği; Yargıtay C. Başsavcılığınca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 07.02.2006 gününde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği Görüşülüp Düşünüldü:
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.12.2005 gün ve 2005/162-173 sayılı kararında belirtildiği üzere; 5252 sayılı Kanun'un 9. maddesi gereğince, lehe yasanın saptanıp uygulanması için; herhangi bir inceleme veya araştırma yapılması, kanıt toplanması, takdir hakkının kullanılması gerekiyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine veya hapis cezasına seçenek yaptırımlara ait bir hükmün uygulanması olanağını sonraki yasa sağlamışsa, duruşma yapılması zorunludur. Sonraki yasanın lehe olduğunun kabul edilerek derhal uygulanması ve buna bağlı olarak duruşma yapılmaksızın da karar verilebilmesi sair durumlarda mümkündür.
5237 sayılı TCK. nun lehe kabul edilmesi halinde; anılan Kanun'un 191. maddesi uyarınca, hapis cezasından ayrı olarak denetimli serbestlik tedbiri ve tedaviye hükmedilmesi gerekip gerekmediğinin tartışılmasında ve tedaviye hükmedilebilmesi için de, sanığın suç gününde ve öncesinde uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığının belirlenmesinde zorunluluk bulunması; böylelikle, anılan maddede hapis cezasına seçenek yaptırımların bulunması ve tedavi uygulanması için belirtilen biçimde inceleme ve duruma göre araştırma yapılmasının gerekmesi nedeniyle, lehe olan hükümlerin derhal uygulanmasının koşulları bulunmadığı halde, duruşma açılması gerekirken duruşmasız olarak yapılan inceleme sonucu hüküm kurulması,
2- 19.12.2006 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Ait Kanun la değiştirilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, cezaya hükmedilmeden önce, tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde açılmış olan davanın düşmesine hükmedileceği öngörülmüştür.
Belirtilen bu değişiklik karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3- Kabule göre;
A- 5237 sayılı TCK. nun 191/2-3. maddelerinin uygulanması sırasında, sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi yerine, infazı kısıtlayacak şekilde, sanığın 6 ay tedavi altında bulundurulmasına ve hükümlü hakkında tedavi tedbirinin Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastanesinde infazına İnfaz kurumunun başhekiminin görevlendireceği uzmanın rehber olarak hükümlüye tayinine karar verilmesi,
B- Kararda suçun işlendiği yer, gün ve zaman dilimi gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK. nun 232. maddesinin 2. fıkrasının c bendine aykırılıkta bulunulmağı,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istek gibi BOZULMASINA, 29.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy