(5252 S. K. m. 9) (5271 S. K. m. 169) (5237 S. K. m. 191)
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanıklar Abdulbaki
.. ve Tarık
. hakkında Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 16/12/2005 tarihinde 2005/756 esas, 2005/1121 karar sayı ile mahkumiyet kararı verildiği; hükmün sanıklar tarafından süresi içinde temyiz edildiği; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 18/07/2006 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3.maddesinde öngörülen, "lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü uyarınca, lehe olan kanun, sadece tayin edilen ceza miktarı itibariyle değil, ilgili bütün hükümler olaya uygulanarak bulunan sonuçların sanıkların lehine olup olmadığının kıyaslanması suretiyle bulunması gerekmekte olup; bütünüyle lehe olan kanunun uygulanması durumunda artık önceki hükümdeki para cezası miktarının kazanılmış hak oluşturmasının olanaklı olmadığının gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1) Sanık Tarık
..yönünden yapılan incelemede;
A) Hükmün başında, sanığın anne adının nüfus kaydına uygun olarak yazılmaması,
B) Kolluk görevlilerinin asıl imzasını içermekle birlikte metni ve şüpheli imzası fotokopi niteliğinde olan ifade tutanağının, aslına uygunluğunun onaylanmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 169.maddesine aykırılık oluşturulması,
C) Dosya kapsamına göre; sanığın duruşmadaki savunmasında, yüklenen suçu kabul etmediğini, diğer sanık Abdulbaki'yi tanımadığını, esrar kullanmadığını ne olayla herhangi bir iğlisinin bulunmadığını belirtmesi; Antalya Emniyet Müdürlüğünün 04/11/2003 tarihli ve 137/3 tarihli fezlekesinde, sanık Tarık'ın alınan parmak izlerinin, diğer parmak izleri ile karşılaştırılması sonucunda, daha önce icrai rezalet ve görevli memura mukavemet suçlarından Ramazan ve Yurdusevoğlu, 1986 doğumlu Recai Altuntaş ismiyle parmak izinin alındığının belirtilmiş olması karşısında; sanığın parmak izi ve imzası ile soruşturma aşamasında alınan parmak izi ve imza örneklerinin karşılaştırmasının yapılması için bilirkişi incelemesi yaptırılması, varsa fotoğraflarının incelenmesi, soruşturma sırasında görevli kolluk görevlileri ile sanığın yüzleştirilmesi ya da fotoğraf teşhisi yaptırılması; böylelikle, gerçek failin kimlik bilgilerinin kesin olarak saptanmasından sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
D) Kabule göre;
1- 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinin uygulanmasına karar verilirken, denetimli serbestlik tedbirinin yanı sıra, sanık hakkında hükmedilen tedavi tedbirinin gereklerine de uygun davranılması gerektiğinin belirtilmemesi
2- Hükümden sonra 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191.maddesinde; uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında;
a) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmamış ise, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikici fıkra uyarınca sadece denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesi,
b) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmış ise, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği gibi, altıcı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilebileceği,
c) Sadece ikinci fıkranın uygulandığı durumlarda, tedavinin ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde davanın düşmesine karar verilmesi, aksi halde birinci fıkra uyarıca ceza tayin edilmesi
Öngörülmüş olduğundan; bu değişiklik karşısında, uyuşturucu madde kullanmış olan sanığın hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
II) Sanık Abdulbaki
.. yönünden yapılan incelemede ise;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre, yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
A) İddianame ve hüküm başında, sanığın adının nüfus kaydına uygun olarak yazılmaması,
B) 5237 sayılı TCK'nın191/5.maddesinin uygulanmasına karar verilirken, denetimli serbestlik tedbirinin yanı sıra, sanık hakkında hükmedilen tedavi tedbirinin gereklerine de uygun davranılması gerektiğinin belirtilmemesi,
C) Hükümden sonra 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191.maddesinde; uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında;
a) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmamış ise, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikici fıkra uyarınca sadece denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesi,
b) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmış ise, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği gibi, altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilebileceği,
c) Sadece ikinci fıkranın uygulandığı durumlarda, tedavinin ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde davanın düşmesine karar verilmesi, aksi halde birinci fıkra uyarınca ceza tayin edilmesi,
Öngörülmüş olduğundan; bu değişiklik karşısında, uyuşturucu madde kullanmış olan sanığın hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 22.05.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy