(1412 S. K. m. 225) (5271 S. K. m. 195) (7201 S. K. m. 35) (3167 S. K. m. 16)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık Hikmet İbrahimbaş hakkında Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucu, 01.02.2005 tarihinde 2004/659 esas ve 2005/37 karar sayı ile kurulan mahkumiyet hükmünün Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 11.07.2007 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Sanık için CMUK'nın 225. (CMK'nın 195.) maddesi gereğince düzenlenecek uyarılı davetiyenin; öncelikle bilinen son adresine (sanığın Mahkemeye bildirdiği veya daha önce kendisine geçerli bir tebligat yapılmış olan ya da Tebligat Kanunu'nun 35/son maddesinde sayılan kurum ve kuruluşlara sanık tarafından bildirilmiş bulunan adrese) gönderilmesi; tebligat memurunca, sanığın adresini değiştirmesi ve yeni adresinin belirlenememesi nedeniyle davetiyenin tebliğ edilemeyerek iade edilmesi durumunda, bu kez Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden; doğrudan sözü edilen 35. maddeye göre yapılan usulsüz tebligata dayanılarak ve bu nedenle sanığın savunma hakkı kısıtlanarak yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- 4814 sayılı Kanun'la değişik 3167 sayılı Kanun'un 16/1. maddesine göre, sanığın suça konu çek bedeli kadar para cezasıyla cezalandırılması öngörülmüş olup, kısmi ödemelerin ceza miktarından mahsup edilemeyeceği dikkate alınmaksızın, 2050124 seri numaralı, 17.05.2004 keşide tarihi çek için sanığa çek bedeli olan 1.250.000.000 TL yerine, 940.000.000 TL para cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini,
3- Dosyada mevcut çeklerin fotokopilerinde, müşteki cirosunun araya sıkıştırılmış görünümünde olduğundan; suça konu çeklerin aslı ile ibraz anında muhatap bankaca alınan okunaklı ve onaylı örnekleri getirtilip, müştekinin geçerli bir cirosunun bulunup bulunmadığı dolayısıyla şikayet hakkı olup olmadığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı biçimde karar verilmesi,
4- Kabule göre; ağır para cezasının; 5083 sayılı Kanun'un 1 ve 2, 5252 sayılı Kanun'un 5/1 maddeleri ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulunun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca belirlenmesinde ve adli para cezasına dönüştürülmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 06.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy