(3167 S. K. m. 3, 5) (1412 S. K. m. 225) (7201 S. K. m. 35) (5083 S. K. m. 1, 2) (5252 S. K. m. 5) (Yeni Türk Lirası Ve Yeni Kuruşta Yer Alan Yeni İbarelerinin Kaldırılmasına Ve Uygulama Esaslarına İlişkin Karar m. 1) (Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanuna İlişkin Tebliğ Geç. m. 2)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık Ali T. hakkında İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucu, 05.07.2005 tarihinde 2004/1460 esas ve 2005/515 karar sayı ile kurulan mahkûmiyet hükmünün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 19.09.2007 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- CMUK'nın 225. maddesi gereğince düzenlenen uyarılı davetiyenin tebliğ edilemeden iade edilmesi üzerine, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca çıkarılan davetiyeye sanığın adının İrfan E. olarak yanlış yazıldığı gözetilmeden, geçersiz tebligata dayanılarak sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2- 3167 sayılı Kanunun 4814 sayılı Kanunla değişik 3. maddesinin 2. fıkrası ile 5. maddesinin 1 ve 2. fıkralarına, ayrıca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nca hazırlanarak 09.04.2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2003/1. sayılı Tebliğin geçici 2. maddesine göre; 4814 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 08.03.2003 tarihinden önce veya sözü edilen Tebliğin yayımını izleyen üçüncü ayın sonu olan 31.07.2003 tarihine kadar düzenlenmiş çeklere vergi kimlik numarasının yazılmamış olmasının çekin geçerliliğini etkilemeyeceği, 31.07.2003 tarihinden sonra düzenlenen çeklere vergi kimlik numarasının yazılmamış olması durumunda ise çekin geçerli olmayacağı kabul edildiğinden; keşide tarihi 14.10.2003 olan ve üzerinde vergi kimlik numarası bulunmayan çekin, belirtilen dönemde ileri tarihli olarak düzenlenip düzenlenmediği ve muhatap banka tarafından sanığın elindeki çek defterinin yenisi ile değiştirilip değiştirilmediği araştırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı biçimde karar verilmesi,
3- Kabule göre;
a- Ağır para cezasının; 5083 sayılı Kanun'un 1 ve 2, 5252 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu'nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1.maddesi uyarınca belirlenmesinde ve adli para cezasına dönüştürülmesinde zorunluluk bulunması,
b- Sanık hakkında çek hesabı açtırma yasağı kararı verilirken uygulanan yasa maddesinin gösterilmemesi ve çek hesabı açtırmasının yerine çek hesabı açmasının yasaklanmasına karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy