(5237 S. K. m. 53, 62, 188)
Dava ve Karar: Uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan sanık H. K. hakkında İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 28.03.2007 tarihinde, 2006/274 esas ve 2007/59 karar sayılı mahkumiyet kararı verildiği, hükmün sanık ve müdafii tarafından süresi içinde temyiz edildiği; Yargıtay C. Başsavcılığınca düzeltilerek onama isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 19.09.2007 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.
Gereği görüşüldü:
1- Sanığın tüm aşamalardaki inkara yönelik savunması ve olayla ilgili tutanaklarda sanığın imzasının bulunmaması dikkate alınarak; 04.10.2006 tarihli olay ve yakalama tutanağını düzenleyen tutanak tanıkları ve bu tutanakta belirtilen 182024 sicil numaralı görevli ile rıza gösterdiği takdirde muhbir olarak kullanılan kişinin tanık olarak çağrılıp dinlenmeleri ve gerektiğinde sanıkla yüzleştirilmeleri; ayrıca, sanık müdafiinin temyiz dilekçesine eklediği İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2007 tarih 2007/853 esas sayılı iddianamesi ile 04.10.2006 tarihli olay tutanağını düzenleyen polis memurları U. B., M. Ö., E. S. ve H. K. hakkında başka bir olay nedeniyle irtikap suçundan açıldığı anlaşılan dava dosyasının getirtilip incelenmesi; daha sonra tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 188/3-4 ve 62. maddeleri uygulanırken hesap hatası sonucu fazla ceza tayini,
b- TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrası uygulanırken, sanığın bu hakları kullanmaktan yoksunluğunun “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” uygulanmasına karar verilerek, sözü edilen maddenin (3) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni ile tutuklama tarihine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazı yazılmasına, 13.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)