(5237 S. K. m. 7, 52, 53, 61, 191) (5271 S. K. m. 232)
Dava: Uyuşturucu madde ticareti yapmak ve uyuşturucu madde kullanmak suçlarından sanık H. ile uyuşturucu madde kullanmak suçundan sanık S. hakkında Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonunda, 15.09.2006 tarih ve 2006/234 Esas, 2006/1282 Karar sayı ile mahkumiyet kararı verildiği; hükmün sanıklar müdafileri tarafından süresi içinde temyiz edildiği; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 17.01.2007 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine
Ancak;
1- Gerekçeli kararın her sayfasının duruşmaya katılan üyeler tarafından imzalanmaması suretiyle CMK'nın 232/4. maddesine aykırı davranılması,
2- Sanık H. hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçu ile ilgili olarak;
a) 08.07.2005 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 5377 Sayılı Kanunun 7. maddesi ile 5237 sayılı TCK' nın 61. maddesine eklenen 8. fıkra uyarınca adli para cezası hesaplanırken tayin olunan temel gün üzerinden bireyselleştirmeye yönelik artırım ve indirimler yapıldıktan sonra sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği, TCK' nın 52/2. maddesi gereğince belirlenecek miktarın çarpılması suretiyle bulunması gerektiği gözetilmeden fazla adli para cezasına hükmedilmesi,
b) Sanığın TCK'nın 53. maddesinde yer alan haklardan yasaklanmasına karar verildikten sonra uygulama yeri bulunmadığı halde bu hak ve yetkilerden birisini kötüye kullanarak suç işlemesi ve mahkum edilmesi halinde aynı yasanın (5). fıkrasının da uygulanacağına karar verilmesi,
3- Sanıklar H. ve S. hakkında uyuşturucu madde kullanmak suçundan kurulan hükümlerle ilgili olarak;
a) Sanık S.'ın üst ve ev aramalarında uyuşturucu madde bulunmadığı, uyuşturucu madde kullandığı hususu da herhangi bir teknik yöntemle saptanmadığı gibi, içtiğini söylediği uyuşturucu maddeninde ele geçmediği ve diğer sanık da ele geçen uyuşturucu maddelerle ilgisi konusundaki delillerin de nelerden ibaret olduğu gösterilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
b) 19.12.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ilişkin Kanunla değiştirilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında;
Birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden önce;
aa) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında, tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine,
bb) Kullanmamakla birlikte, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında denetimli serbestlik tedbirine
Karar verilebileceği,
Tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde açılmış olan davanın düşmesine hükmedileceği öngörülmüştür.
Belirtilen bu değişiklik karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca; sanık H.'ın ve kabule göre de, sanık S.'ın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 21.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy