(3167 S. K. m. 3, 5, 16) (5271 S. K. m. 195) (5237 S. K. m. 2, 7) (Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanuna İlişkin Tebliğ Geç. m. 2)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanıklar H. ve B. İhracat Merkezi Dış Ticaret Limited Şirketi hakkında Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucu, 24.02.2006 tarihinde 2005/309 esas ve 2006/196 karar sayı ile kurulan mahkumiyet hükümlerinin sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen tebliğnamesi ile 06.12.2007 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: A-) B. İhracat Merkezi Dış Ticaret Limited Şirketi hakkındaki hükmün temyiz incelemesi, hesap sahibi şirket hakkında kamu davası açılmadığı gözetilmeden yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hükmün istem gibi BOZULMASINA,
B-) Sanık H. hakkındaki hükmün temyiz incelemesi:
1-) Sanığın sorgusu için CMK'nın 195. maddesine göre düzenlenen uyarılı davetiyenin tebliğinin, Tebligat Kanunu'na uygun olmadığı gözetilmeden hüküm kurulması,
2-) Dosyada mevcut çek fotokopisine göre, ibraz tarihinin ay ve yıl hanesi ile ibraz kaşesinin okunaksız olduğu görülmekle, suça konu çekin, muhatap banka tarafından ibraz sırasında alınan onaylı örneğinin ve gerektiğinde ayrıca aslının getirtilerek, ibraz tarihi ve ibraz kaşesinin bulunup bulunmadığı dolayısıyla çekin yasal süresi içinde ibraz edilip edilmediği, karşılığının olup olmadığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptandıktan sonra hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi,
3-) 3167 sayılı Kanunun 4814 sayılı Kanunla değişik 3. maddesinin 2. fıkrası ile 5. maddesinin 1 ve 2. fıkralarına, ayrıca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nca hazırlanarak 09.04.2003 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2003/1 sayılı Tebliğin geçici 2. maddesine göre: 4814 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 08.03.2003 tarihinden önce veya sözü edilen Tebliğin yayımını izleyen üçüncü ayın sonu olan 31.07.2003 tarihine kadar düzenlenmiş çeklere vergi kimlik numarasının yazılmamış olmasının çekin geçerliliğini etkilemeyeceği, 31.07.2003 tarihinden sonra düzenlenen çeklere vergi kimlik numarasının yazılmamış olması durumunda ise çekin geçerli olmayacağı dikkate alınarak; tarafların beyanlarının alınması, hesap sahibinin elindeki çek defterinin yenisi ile değiştirilip değiştirilmediğinin muhatap bankadan sorulması ve gerektiğinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesi suretiyle, keşide tarihi 15.12.2004 olan ve üzerinde vergi kimlik numarası bulunmayan suç konusu çekin, belirtilen dönemde ileri tarihli olarak düzenlenip düzenlenmediği belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-) 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu ile 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın hukuksal durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 02.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy