(3167 S. K. m. 4) (5271 S. K. m. 195) (5237 S. K. m. 2, 7) (5941 S. K. m. 9) (Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanuna İlişkin Tebliğ Geç. m. 2)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık A. M. hakkında Kadıköy 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucu, 21.03.2006 tarihinde2005/971 esas ve 2006/195 karar sayı ile kurulan mahkumiyet hükmünün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 06.12.2007 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1-) 28.07.2005 tarihli şikayet dilekçesinde suç tarihi olarak 26.01.2005 ve 18.04.2005 tarihleri belirtildikten sonra dilekçenin alt kısmında şikayete konu çekler olarak Dışbank Erenköy Şubesine ait 1127735 ve 1127739 seri numaralı çeklerin gösterildiği gözetilmeden ve dilekçe içeriğindeki çelişki de giderilmeden sırasıyla 26.01.2005 ve 18.04.2005 keşide tarihli; 04.02.2005 ve 19.04.2005 ibraz tarihli Akbank Caddebostan Şubesi'ne ait 3130664 ve 3136661 seri numaralı çekler hakkında dava açılıp adı geçen çeklere ilişkin mahkumiyet hükmü kurulması,
2-) Sanığın sorgusu için CMK'nın 195. maddesine göre düzenlenen uyarılı davetiyenin tebliğinin, Tebligat Kanunu'na uygun olmadığı gözetilmeden hüküm kurulması,
3-) 3167 sayılı Kanunun 4814 sayılı Kanunla değişik 3. maddesinin 2. fıkrası ile 5. maddesinin 1 ve 2. fıkralarına, ayrıca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nca hazırlanarak 09.04.2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2003/1 sayılı Tebliğin geçici 2. maddesine göre; 4814 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 08.03.2003 tarihinden önce veya sözü edilen Tebliğin yayımını izleyen üçüncü ayın sonu olan 31.07.2003 tarihine kadar düzenlenmiş çeklere vergi kimlik numarasının yazılmamış olmasının çekin geçerliliğini etkilemeyeceği, 31.07.2003 tarihinden sonra düzenlenen çeklere vergi kimlik numarasının yazılmamış olması durumunda ise çekin geçerli olmayacağı dikkate alınarak; tarafların beyanlarının alınması, hesap sahibinin elindeki çek defterinin yenisi ile değiştirilip değiştirilmediğinin muhatap bankadan sorulması ve gerektiğinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesi suretiyle, keşide tarihi 26.01.2005 ve 18.04.2005 olan ve üzerinde vergi kimlik numarası bulunmayan iddianameye ve suça konu çeklerin, belirtilen dönemde ileri tarihli olarak düzenlenip düzenlenmediği belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-) 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu ile 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın hukuksal durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 12.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy