(5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 59, 404) (5237 S. K. m. 191)
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık Süleyman hakkında Diyarbakır 1. Çocuk Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonunda, 05.10.2006 tarihinde 2005/1797 Esas, 2006/1365 Karar sayı ile mahkumiyet kararı verildiği; hükmün sanık müdafii tarafından süresi içinde temyiz edildiği; Yargıtay C. Başsavcılığı'nca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 13.03.2007 tarihinde dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 5252 Sayılı Kanunun lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul başlıklı 9. maddesinin 3. fıkrasındaki lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir hükmü karşısında, sanık lehine olan cezanın belirlenebilmesi, mahkemesince her iki kanun hükümlerinin bütün halinde olaya uygulanmasıyla mümkün olacaktır. Bu nedenle;
Lehe olduğundan bahisle, 765 sayılı TCK'nın 404/2 ve 59. maddeleri uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine, kullanmamakla birlikte kullanmak için uyuşturucu ya da uyarıcı madde bulunduran hakkında denetimli serbestlik tedbirine hükmolunacağı, 191/5. maddesinde ise tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmama halinde cezanın infaz edileceğinin belirtilmesi karşısında, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedildiği takdirde, tedavi ve tedbirin gereklerine uymanın sanığın lehine bir düzenleme olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında daha lehe sonuç doğuran 5237 Sayılı Kanunun 191/1 ve 2. fıkraları hükmü gereğince uygulama yapılması yerine yazılı şekilde hüküm kurulması;
2- Hükümden sonra 19.12.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 Sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde, uyuşturucu madde kullanmış olan sanık hakkında, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği gibi altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine de hükmedilebileceği öngörüldüğünden; sanığın hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafıinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 19.01.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy