(5237 S. K. m. 188, 191, 192)
Dava ve Karar: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık Hasan hakkında Bafra Sulh Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonunda, 08.06.2006 tarihinde 2006/56 esas, 2006/221 karar sayı ile mahkumiyet kararı verildiği; hükmün sanık tarafından süresi içinde temyiz edildiği; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca bozma isteğiyle dava dosyasının tebligname ekinde 22.01.2008 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre, yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1- Tedavi tedbirinin, uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığından kurtuluncaya kadar sürmesi gerektiği gözetilmeksizin, infazı kısıtlayacak biçimde 1 yıl süreyle uygulanmasına karar verilmesi,
2- Hükümden sonra 19.12.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde, uyuşturucu madde kullanmış olan sanık hakkında, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği gibi, altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine de hükmedilebileceği öngörüldüğünden; sanığın hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3- Kabule göre; sanığın dört kişi ile birlikte bulunduğu, kendisine ait ve yönetiminde olmayan ve arka koltukta oturmakta olduğu araçta yapılan aramada, sağ ön torpido gözünde ele geçirilen suça konu uyuşturucu maddenin kime ait olduğunun bilinmediği ve uyuşturucu madde kullandığının tıbben saptanamadığı gibi, bu konuda aleyhine başka bir kanıtın da bulunmadığı bir aşamada, söz konusu maddenin kendisine ait olduğunu söyleyerek, suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiğinin anlaşılması karşısında; hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 23.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy