(5271 S. K. m. 34) (5941 S. K. m. 3, 9) (5237 S. K. 2, 5, 7, 20) (5252 S. K. Geç. m. 1) (3167 S. K. m. 16)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanıklar E. K. ve A. Gıda Limited Şirketi hakkında Kazan Asliye Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucu, 21.09.2006 tarihinde 2006/74 esas ve 2006/31 karar sayı ile kurulan mahkumiyet hükümlerinin sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımın sanık A. Gıda Limited Şirketi yönünden temyiz isteminin reddini, sanık E. K. yönünden hükmün onanmasını isteyen tebliğnamesi ile 04.11.2008 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Hüküm fıkrasında CMK'nın 34/2. maddesi uyarınca başvurulacak kanun yolu, şekli, mercii, süresi ve başvuru süresinin başlangıç tarihi gösterilmediği anlaşıldığından, sanık A. Gıda Limited Şirketi müdafiinin temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
1- İddianame ile her iki sanık hakkında kamu davası açıldığı halde, tek bir sanığın adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilip, söz konusu mahkumiyetin hangi sanık hakkında olduğunun da gösterilmemesi suretiyle hükmün karıştırılması,
2- Suça konu çekle ilgisi bulunmayan ve şikayet dilekçesinde ismi geçmeyen A. İnşaat Tarım Ürünlerinin gerekçeli karar başlığında müşteki olarak gösterilmesi,
3- Kabule göre;
a) 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu ile 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılmış ve adına karşılıksız çek düzenlenen tüzel kişiler hakkında sadece güvenlik tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı öngörülmüş ise de; 20.12.2009 tarihinden önce işlenen karşılıksız çek keşide etme fiilinden dolayı TCK'nın 5 ve 20/2. maddeleri ile 5560 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi uyarınca tüzel kişiler hakkında yaptırım uygulanmasına olanak kalmaması nedeniyle, sanık şirketin beraatine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
b) 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu ile 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanık E. K.nın hukuksal durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Sanıklar müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 06.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy