(5237 S. K. m. 191) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 317) (5252 S. K. m.9) (765 S. K. m. 59, 404) (647 S. K. m. 4) (YCGK. 27.12.2005 T. 2005/3-162 E. 2005/173 K.)
Dava ve Karar: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan hükümlüler H. A. ve E. T. hakkında Zeytinburnu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nce duruşma açılmaksızın yapılan uyarlama yargılaması sonunda, 21.06.2005 tarihinde, 2003/902 esas, 2004/508 karar sayı ile 5237 s. TCK'nın hürriyeti bağlayıcı ceza açısından lehe düzenleme getirmediği gerekçesiyle ilk hükümle verilen adli para cezasının aynen infazına ve ayrıca 5237 s. TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca hükümlüler hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ait uyarlama hükmünün, o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 05.11.2008 gününde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
A) Sanık H. A. hakkında verilen uyarlama hükmünün incelenmesi:
Sanığın yokluğunda verilen infaza konu 09.07.2004 günlü ilk hükmün Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine aykırı olarak, sanığın duruşma aşamasında bildirdiği bilinen en son adresinden ayrılıp ayrılmadığı gerekli adres araştırmaları yapılarak saptanmaksızın, doğrudan kapıya asma usulüyle tebliğ edilmiş olması ve sanığın usulsüz bu tebligattan haberdar olup olmadığının belirlenememesi; dolayısıyla, hükmün kesinleşmediği anlaşılmakta olup; kesinleşmeyen söz konusu hükme ait infaz işlemlerinin ve bu aşamada verilen 21.06.2005 günlü ek kararın konusu bulunmadığından, hukuki geçerlilikten yoksun, böylelikle yok hükmünde olmaları karşısında; o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 5320 s. Kanun'un 8/1 ve 1412 s. CMUK'nın 317. maddeleri uyarınca REDDİNE, 09.07.2004 günlü ilk hükmün, kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi, sürenin başlangıcı da belirtilerek sanığa tebliği için gerekli işlemlerin mahkemesince yapılmasına,
B) Hükümlü E. T. hakkında verilen uyarlama hükmünün incelenmesi:
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.12.2005 gün ve 2005/ 3-162-173 s. kararında belirtildiği üzere; 5252 s. Kanun'un 9. maddesi gereğince, lehe yasanın saptanıp uygulanması için; herhangi bir inceleme ve araştırma yapılması, kanıt toplanması, takdir hakkının kullanılması gerekiyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine veya hapis cezasına seçenek yaptırımlara ait bir hükmün uygulanması olanağını sonraki yasa sağlamışsa, duruşma yapılması zorunludur. Sonraki yasanın lehe olduğunun kabul edilerek derhal uygulanması ve buna bağlı olarak duruşma yapılmaksızın da karar verilebilmesi ancak sair durumlarda mümkündür.
5237 s. TCK'nın lehe kabul edilmesi halinde; anılan Kanun'un karar gününde yürürlükte olan 191. maddesi uyarınca, hapis cezası ve denetimli serbestlik tedbiri ile birlikte tedaviye hükmedilmesi gerekip gerekmediğinin tartışılmasında ve hapis cezasına seçenek yaptırımların değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle, lehe olan hükümlerin derhal uygulanmasının koşulları bulunmadığı halde, duruşma açılması gerekirken duruşmasız olarak yapılan inceleme sonucu karar verilmesi,
2- Kabule göre;
a) Hükümden sonra 19.12.2006 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 s. Kanunla değişik 5237 s. Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmış olan kişi hakkında, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince yalnızca tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği gibi altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine de hükmedilebileceği öngörüldüğünden; hükümlülerin hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
b) Hürriyete bağlayıcı ceza yönünden lehe olduğu gerekçesi ile 09.07.2004 günlü ilk hükümle 765 s. TCK'nın 404/2, 59 ve 647 s. Kanun'un 4. maddeleri uyarınca verilen adli para cezasının aynen infazına karar verilmesine karşın, 5237 s. TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine de hükmedilmesi; böylelikle, önceki ve sonraki kanunların birlikte karma olarak uygulanması suretiyle 5252 s. Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3. maddesi hükmüne aykırılık oluşturulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, 21.06.2005 günlü uyarlama hükmünün istek gibi bozulmasına, 05.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy