(7201 S. K. m. 35) (1412 S. K. m. 225) (5271 S. K. m. 195) (5237 S. K. m. 2, 7)
Dava: Daha önce Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre yapılmış bir tebligat bulunmadığı halde, yokluklarında verilen mahkumiyet hükümlerinin sanıklara doğrudan sözü edilen madde uyarınca tebliği usulsüz olduğundan temyiz istemlerinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde:
Karar: A- Sanık İ. Ş. hakkındaki hükmün incelenmesi:
1- Sanık için CMUK'nın 225. (CMK'nın 195.) maddesi gereğince düzenlenecek uyarılı davetiyenin; öncelikle bilinen son adresine (sanığın Mahkemeye bildirdiği veya daha önce kendisine geçerli bir tebligat yapılmış olan ya da Tebligat Kanunu'nun 35/son maddesinde sayılan kurum ve kuruluşlara sanık tarafından bildirilmiş bulunan adrese) gönderilmesi; tebligat memurunca, sanığın adresini değiştirmesi ve yeni adresinin belirlenememesi sebebiyle davetiyenin tebliğ edilemeyerek iade edilmesi durumunda, bu kez Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden; doğrudan sözü edilen 35. maddeye göre yapılan usulsüz tebligata dayanılarak ve bu sebeple sanığın savunma hakkı kısıtlanarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 20.12.2009 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarih yürürlüğe giren 5941 s. Çek Kanunu ile 3167 s. Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun yaptırımları farklı şekilde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 s. Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın hukuksal durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesi gereği,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bozulmasına,
B- Sanık M. Ş. hakkındaki hükmün incelenmesi:
20.12.2009 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarih yürürlüğe giren 5941 s. Çek Kanunu ile 3167 s. Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun yaptırımları farklı şekilde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 s. Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın hukuksal durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bozulmasına, 07.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy