(5237 S. K. m. 188) (5271 S. K. m. 170, 174)
Dava: Uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan şüpheli Yaşar Atabey hakkında yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen Bakırköy C. Başsavcılığının 24.10.2007 gün ve 2007/172634 soruşturma, 2007/20764 esas, 2007/1604 iddianame sayılı iddianamesinin, 5271 sayılı CMK. nun 174. maddesi uyarınca iadesine ilişkin Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.10.2007 gün ve 2007/24 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itiraz üzerine, kararın yerinde görülerek itirazın reddine dair Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.11.2007 gün ve 2007/1 değişik iş sayılı kararına karşı Yüksek Adalet Bakanlığı'nın Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 14.12.2007 gün ve 64364 sayılı kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15.01.2008 gün ve 2007/294064 sayılı tebliğnamesi ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya ve ekleri incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Kanun yararına bozma talebi ve tebliğnamede, Yargıtay Altıncı Ceza Dairesinin 27.12.2005 tarihli ve 2005/16219-12658 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/3 maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, iddianamenin iadesi sebepleri arasında belirtilen telefon kaydının Mustafa Karalı adına kayıtlı olup olmadığının araştırılmadığı, belirlenen telefonun şüphelinin eline nasıl geçtiğinin araştırılmadığı, şüphelinin adresinin nasıl tespit edildiği hususlarının zorunlu olmadığı gibi, gerekli olması halinde mahkemece yargılama aşamasında bu hususların araştırılabileceği bu nedenle itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilerek, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin anılan kararının bozulması istenmiştir.
İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.10.2007 tarihli ve 2007/24 iddianame değerlendirme sayılı kararında; hazırlık evrakı kapsamından, şüpheli Yaşar Atabey tarafından suçta kullanıldığı iddia edilen telefon hattının Mustafa Karalı adına kayıtlı olduğunun kabul edilmesi karşısında, söz konusu telefon hattının Mustafa Karalı adına kayıtlı olup olmadığının araştırılarak, kayıtlı ise telefon sahibinin kimlik ve adres bilgilerine ulaşılıp, bilgisine başvurmak olanaklı iken, belirlenen telefon hattının şüphelinin eline nasıl geçtiği konusunda herhangi bir araştırmanın yapılmadığı ve Yaşar Atabey olarak birden fazla nüfus kaydının bulunup bulunmadığının araştırılmadığı gerekçesiyle iddianameni iadesine karar verilmiştir.
5271 sayılı CMK. nun 174. maddesinin (1). fıkrasında iddianamenin iadesi nedenleri belirtilmiştir.
Şüpheli Yaşar Atabey ile Mustafa Dündar ve Gökhan Kaya isimli kişilerin, temin ettikleri uyuşturucu madde, çeşitli marka ve çaptaki silahları Malatya İli ve çevre illerde para karşılığı pazarladıkları, çek senet tahsilatı yaptıkları, sahte çek senet bastırdıkları, bu yolla ödeme yaptıkları yönünde edilen istihbari bilgi üzerine, Sulh Ceza Mahkemesinden alınan iletişim tespiti, dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi kararına dayanılarak gerekli teknik takip işlemlerinin gerçekleştirilmesinden sonra, soruşturmada görevli Malatya İl Jandarma Komutanlığının 16.02.2007 tarihli ve 6209 tarih ile düzenlenen fezlekesinde şüpheli Yaşar Atabey'in kimlik bilgileri bildirilmiş, C. Savcılığınca da şüphelinin T.C. kimlik numarası da dahil olmak üzere tüm kimlik bilgileri iddianamede belirtilmiştir. Bu belirleme, 5271 sayılı CMK. nun 170/3-a maddesi yönünden yeterli olup; kovuşturma aşamasında, mahkemece, gerçek failin iddianamede belirtilen kişi olup olmadığının incelenip belirlenmesi, ceza yargılamasının en temel işlevidir.
Şüphelinin, yüklenen suçta kullandığı iddia edilen telefon hattının kayıt sahibinin saptanıp, telefonun şüphelinin eline ne şekilde geçtiğinin araştırılması ise, 5271 sayılı CMK. nun 174/1 maddesinin (b) bendinde belirtilen, "suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil" niteliğinde olmadığından, mahkemece bu gerekçeyle iddianamenin iadesine karar verilmesi de yasaya uygun değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.11.2007 gün ve 2007/1 değişik iş karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK. nun 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince BOZULMASINA; aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 19.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy