(2709 S. K. m. 40) (5271 S. K. m. 34, 231, 232) (5237 S. K. m. 191)
Dava: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanıklar E.K. ve Y.A. hakkında İzmir 2. Çocuk Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonunda, 16.10.2007 tarihinde, 2005/771 esas, 2007/586 Karar Sayı ile denetimli serbestlik tedbirine hükmedildiği ve kesinleşme şerhi verilerek hükmün infaza verildiği; infaz aşamasında, Cumhuriyet savcılığınca hükümlülerin denetimli serbestlik tedbirinin gereklerini yerine getirmediği gerekçesiyle yapılan başvuru üzerine, duruşma açılarak yapılan inceleme ile verilen aynı Mahkeme'nin 06.05.2008 tarihli ve 2005/771 esas, 2007/586 karar sayılı kararı ile cezaya hükmedildiği; 06.05.2008 tarihli hükmün sanık E. müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen tebliğnamesi ile 26.11.2008 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi:
Karar: Sanıklar müdafilerine tefhim ve tebliğ edilen 16.10.2007 tarihli infaza verilen ilk hükümde, Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK.'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gözetilmeksizin, başvurulacak kanun yolunun, temyiz yerine itiraz, olarak yanıltıcı bir biçimde gösterilmesi ve yasa yoluna başvuru süresi, şekli ve merciinin ise hiç gösterilmemiş olması nedeniyle, sanıklar müdafilerine, söz konusu hususların açıkça belirtilerek yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinin gözetilmediği; dolayısıyla, hükmün kesinleşmediği anlaşılmakta olup; kesinleşmeyen söz konusu hükme ilişkin infaz işlemlerinin ve bu aşamada verilen 06.05.2008 tarihli ek kararın konusu bulunmadığından, hukuki geçerlilikten yoksun, böylelikle yok hükmünde olmaları karşısında; temyiz isteminin, 16.10.2007 tarihli ilk hükme yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
A- Sanık E.K. hakkında verilen hükmün incelenmesi:
Yargılama sürecinin yasaya uygun olarak yapıldığı; delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı: eyleme uyan suç tipi ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 16.10.2007 tarihli hükmün istem gibi ONANMASINA,
B- Sanık Y.A. hakkında verilen hükmün incelenmesi:
1) Sanığa yüklenen suçun tek görgü tanığı olan M.T. dinlenmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
2) Hükme dayanak alınan ve fotokopi niteliğinde olan tanık M.T.'ın kolluk görevlilerine verdiği ifadesine ilişkin tutanağın, aslına uygunluğunun onaylanmaması suretiyle 5271 sayılı CMK.'nın 169. maddesine aykırılık oluşturulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, 16.10.2007 tarihli hükmün diğer yönleri incelenmeksizin istem gibi BOZULMASINA, 15.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy