(3167 S. K. m. 16) (5271 S. K. m. 83, 174)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan şüpheli Hasan Altop hakkında yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 25.07.2008 gün ve 2008/16647 soruşturma, 2008/7686 esas, 2008/4484 iddianame sayılı iddianamesinin, 5271 sayılı CMK. nun 174. maddesi uyarınca iadesine ilişkin Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.08.2008 gün ve 2008/725 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itiraz üzerine, kararın yerinde görülerek itirazın reddine dair Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.08.2008 gün ve 2008/596 müteferrik sayılı kararına karşı Yüksek Adalet Bakanlığı'nın Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 04.11.2006 gün ve 55081 sayılı kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26.11.2008 gün ve 2008/238259 sayılı tebliğnamesi ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya ve ekleri incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Kanun yararına bozma talebi ve tebliğnamede, Karşılıksız çek keşide etmek suçundan şikayet hakkının çeki elinde bulunduran ve ciro silsilesinde bulunan cirantaya ait olduğu, davaya konu çekin arkasındaki ciro silsilesinde Akbank T.A.Ş cirosunun ibrazdan sonra karşılıksız şerhinin üst kısmına araya girilmek suretiyle ciranta konumuna getirildiği, ibrazdan sonra yapılan cironun alacağın temliki hükmünde olup bu şekilde çeki devralan kişinin şikayet hakkı bulunmadığı bu nedenle çek aslı ile ibraz anında bankaca alıkonulan çek sureti getirtilerek yapılacak inceleme ve bilirkişi incelemesi neticesinde cironun ibrazdan önce olup olmadığı belirlendikten sonra sanığın hukuki durumu tayini gerekirken mutlak sübuta ilişkin bu delil toplanmadan açılan kamu davasına ilişkin iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de;
1) İddianameye konu çek arkasındaki müşteki Akbank T.A.Ş Kayseri Şubesinin cirosunun karşılıksız kaşesinden sonra araya giren ciro olduğu, çekin Hasan Altop tarafından hamiline olarak keşide edildiği, sırasıyla Şeyh Mahmutoğlu Sigorta Acenteliği ve Akbank Kayseri şubesi tarafından ibraz kaşesinin vurulduğu, ibraz tarihinde ödemeden men talimatının bulunduğu, ciro silsilesinde herhangi bir karışıklığın olmadığı ve ciro silsilesinin düzenli bir şekilde birbirini takip ettiği,
2) Keşif ve bilirkişi hususunun hakimin yargılama sonucunda vereceği karara yardımcı olması amacıyla, onun takdirinde yapılan delil toplama işlemi olduğu, keza 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 83 ve devamı maddelerinde de bu hususa işaret edilerek keşfin, hakim veya mahkeme veya naip hakim ya da istinabe olunan hakim veya mahkeme ile gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından yapılmasının öngörüldüğü, kural olarak keşfin hakim tarafından yapılacağının belirtildiği, hangi olayda keşif yapılmasına ihtiyaç duyulacağının hakim veya Cumhuriyet savcısınca farklı değerlendirilebileceği, Cumhuriyet savcısının sadece gecikmesinde sakınca bulunan hallerde bu yetkisinin bulunduğu, mümkün olduğunca, gecikme halinde delilin kaybolması ya da değişmesi söz konusu olacaksa ve derhal hakim tarafından keşif yapılma olanağı bulunmuyorsa, Cumhuriyet savcısı tarafından yapılması gerektiği, aksi halde bu hükmün geniş yorumlanarak, gecikmesinde sakıncalı hal olup olmadığına bakılmaksızın her olayda Cumhuriyet savcısı tarafından keşif yapılması gerekeceği, somut olayda suçun niteliği de göz önüne alındığında gecikmesinde sakınca bulunan halden söz edilemeyeceği, Cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilerek, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin anılan kararının bozulması istenmiştir.
5271 sayılı CMK. nun 174. maddesinde iddianamenin iadesini gerektiren sebepler sayılmış, anılan maddenin (b) bendinde, Suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen iddianamenin iadesine karar verileceği belirtilmiştir.
Şikayete konu çekin arka yüzündeki şikayetçi bankanın cirosunun, ilk bakışta araya sıkıştırılmış görünümünde olmamasına karşın; bu konuda oluşan duraksamanın, çekin bankaya ibrazı anında alınan fotokopisinin incelenmesiyle giderilmesinin olanaklı bulunması ve söz konusu incelemenin suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil niteliğinde olmaması nedeniyle, iddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırıdır.
Sonuç: Kanun yararına bozma talebi belirtilen değişik gerekçeyle yerinde görüldüğünden; Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.08.2008 gün ve 2008/596 müteferrik sayılı kararının 5271 sayılı CMK. nun 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince BOZULMASINA; aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 22.12.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy