(765 S. K. m. 102, 104, 404) (647 S. K. m. 4) (7201 S. K. m. 21, 35) (1412 S. K. m. 322) (5271 S. K. m. 223)
Dava: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanıklar İ. K. ve A. K. hakkında Şişli 7. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 22.10.2004 tarihinde 2001/1591 esas, 2004/2479 karar sayı ile mahkumiyet kararı verildiği; hükmün sanık İ. tarafından süresi içinde temyiz edildiği ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 5320 sayılı Kanun'un 8/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 08.06.2005 tarih ve 10/2005-93095 sayılı yazı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun genel ve özel kısımlarında yer alan yeni ve değişik düzenlemelerin mahkemesince değerlendirilmesi için dosyanın mahalline iade edildiği, iade üzerine yeniden duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda 02.12.2005 tarihinde, 2005/561 esas, 2005/1124 karar sayı ile sanıkların lehine olduğu gerekçesi ile, 765 sayılı TCK'nın 404/2 ve 647 sayılı Kanun'un 4. maddeleri uyarınca sanıkların mahkumiyetine karar verildiği, kararının süresinde sanıklar tarafından temyiz edildiği; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 18.12.2008 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Hakkında aynı suçtan dava açılıp, mahkumiyetine karar verilen sanık B. Ö.'ın duruşma aşamasında amcasına ait olduğunu belirttiği adreste amcasından kendisinin sorulması durumunda bulunabileceğini belirtmiş olmasına göre; yokluğunda verilen 22.10.2004 tarihli hükmün, söz konusu adreste amcasının bizzat bulunup, adresinin sorularak tebliğ edilmesi gerekirken, bu adreste Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğinin usulüne uygun bir tebligat olarak kabul edilmesinin olanaklı olmaması nedeniyle kesinleşmediği, böylelikle, hükmü temyizinden sonra olağan kovuşturma yargılaması süren sanık İ. K.'la birlikte hakkında verilen 02.12.2005 tarihli hükmün hukuki geçerliliğinin bulunmadığı göz önünde bulundurularak, 22.10.2004 tarihli hükmün adı geçen sanığa tebliği olanaklı görülmüştür.
Sonuç: 1) Sanık A. K. hakkındaki hükümlerin incelenmesi:
Yokluğunda verilen 22.10.2004 tarihli hükmün, sanığın duruşmada belirttiği bilinen en son adresi yerine, hazırlık aşamasında belirttiği adrese, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinde belirtilen usulle tebliğ edilmesinin usulsüz olması nedeniyle, söz konusu hükmün kesinleşmediği, böylelikle hakkında sonradan verilen 02.12.2005 tarihli hükmün hukuki geçerliliği bulunmadığından yok hükmünde olduğu gözetilerek; temyiz isteminin, 22.10.2004 tarihli hükme yönelik olduğu ve öğrenmeyle süresinde yapıldığı kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında, bozma öncesi 22.10.2004 tarihinde verilen mahkumiyet kararından sonra, inceleme tarihine kadar zamanaşımını kesen başkaca bir işlemin yapılmadığı ve 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından; diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA; 5320 sayılı Kanun'un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2) Sanık İ. K. hakkındaki hükmün incelenmesi
Suçun işlendiği 07.07.2001 tarihinden, temyiz isteğinin incelendiği tarihe kadar 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından; diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA; 5320 sayılı Kanun'un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 23.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy