(3167 S. K. m. 3, 5) (5237 S. K. m. 2, 7) (7201 S. K. m. 35)
Dava ve Karar: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık H.G. hakkında İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucu, 09.03.2006 tarihinde 2005/829 esas ve 2006/82 karar sayı ile kurulan mahkumiyet hükmünün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın temyiz isteğinin süre yönünden reddine karar verilmesini isteyen tebliğnamesi ile 11.02.2008 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyizle ilgili eski hale getirme isteklerine ilişkin karar verme görevinin Dairemize ait olması karşısında, mahkemenin, sanık müdafiinin eski hale getirme isteğinin kabulüne ilişkin 21.06.2006 tarihli ek kararının hukuki değerden yoksun ve ayrıca yokluğunda verilen mahkumiyet kararının tebliğinin Tebligat kanununun 35. maddesindeki yönteme uygun olarak yapılmadığı, sanık müdafiinin temyiz niteliği de taşıyan eski hale getirme isteğinin haklı ve temyiz isteğinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiş olup yapılan incelemede;
1- 3167 sayılı Kanunun 4814 sayılı Kanunla değişik 3. Maddesinin 2. fıkrası ile 5. maddesinin 1 ve 2. fıkralarına, ayrıca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nca hazırlanarak 09.04.2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2003/1 sayılı Tebliğin geçici 2. maddesine göre; 4814 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 08.03.2003 tarihinden önce veya sözü edilen Tebliğin yayımını izleyen üçüncü ayın sonu olan 31.07.2003 tarihine kadar düzenlenmiş çeklere vergi kimlik numarası yazılmamış olmasının çekin geçerliliğini etkilemeyeceği, 31.07.2003 tarihinden sonra düzenlenen çeklere vergi kimlik numarasının yazılmamış olması durumunda ise çekin geçerli olmayacağı kabul edildiğinden; keşide tarihi 03.12.2004 olan üzerinde vergi kimlik numarası bulunmayan çekin belirtilen dönemde ileri tarihli olarak düzenlenip düzenlenmediği ve muhatap banka tarafından hesap sahibi şirketin elindeki çek defterinin yenisi ile değiştirip değiştirilmediği araştırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile mahkumiyet kararı verilmesi,
2- 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu ile 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamilleri'nin Korunması Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmış dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan;
Sonuç: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın hukuksal durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 26.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy