(2709 S. K. m. 38) (5271 S. K. m. 147, 170, 174, 191, 195, 253, 309) (3167 S. K. m. 16, 16/B, 16/C)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan şüpheli Mustafa Çalışır hakkında yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen Akçakoca Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2008 gün ve 2007/1023 soruşturma, 2008/273 esas, 2008/131 iddianame sayılı iddianamesinin, 5271 sayılı CMK. nun 174. maddesi uyarınca iadesine ilişkin Akçakoca Asliye Ceza Mahkemesinin 09.07.2008 gün ve 2008/140 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itiraz üzerine, kararın yerinde görülerek itirazın reddine dair Düzce Ağır Ceza Mahkemesinin 18.08.2008 gün ve 2008/707 değişik iş sayılı kararına karşı Yüksek Adalet Bakanlığı'nın Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 21.11.2008 gün ve 58600 sayılı kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22.12.2008 gün ve 2008/261947 sayılı tebliğnamesi ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya ve ekleri incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Kanun yararına bozma talebi ve tebliğnamede, Dosya kapsamına göre, Akçakoca Asliye Ceza Mahkemesince, şüpheli Mustafa Çalışır'ın savunmasının alınmaması ve uzlaşma teklif edilmemesi hususları iddianamenin iadesi sebepleri olarak gösterilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin iadesine hangi hallerde karar verileceğinin belirtildiği, 5271 sayılı Kanun'un 170/2. maddesinde yer alan Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler. hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 253/6 maddesinde Resmi mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanuni temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır. şeklindeki düzenleme ve aranıp, şüpheliye ulaşılamadığının anlaşılması karşısında, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilerek, Düzce Ağır Ceza Mahkemesi'nin anılan kararının bozulması istenmiştir.
5271 sayılı CMK. nun 174. maddesinde iddianamenin iadesini gerektiren sebepler sayılmış, anılan maddenin (b) bendinde, Suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen ve (c) bendinde Önödemeye veya uzlaşmaya tabi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen iddianamenin iadesine karar verileceği belirtilmiştir.
Sonuç: Anayasa'nın 38, 5271 sayılı CMK. nun 147 ve 191. maddeleri uyarınca susma hakkı bulunan, savunma hakkı çerçevesinde doğruyu söyleme zorunluluğu bulunmayan ve atılı suçtan yapılacak yargılamasında, 3167 sayılı Kanun'un 16-b maddesi yollamasıyla 5271 sayılı CMK. nun 195. maddesi uyarınca açıklamalı davetinin tebliğ edilebilmesi durumunda, yokluğunda duruşma yapılıp, karar verilebilecek olan şüphelinin ifadesinin, suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir kanıt niteliğinde olmaması; ayrıca, 5560 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı CMK.nun 253. maddesinin (3). fıkrasında Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceğinin belirtilmesi ve 3167 sayılı Kanun'un 16/c maddesinde yüklenen suç yönünden etkin pişmanlık hükümlerinin öngörülmüş olması karşısında, karşılıksız çek keşide etmek suçunda uzlaşma kurumunun uygulanmasının olanaklı olmaması nedeniyle, kanun yararına bozma talebi belirtilen değişik gerekçe ile yerinde görüldüğünden; Düzce Ağır Ceza Mahkemesinin 18.08.2008 gün ve 2008/707 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK. nun 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince BOZULMASINA; aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 19.01.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy