(2709 S. K. m. 40) (5271 S. K. m. 34, 231, 232) (5237 S. K. m. 53, 191)
Dava ve Karar: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık İ. Ö. hakkında Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 25.05.2006 gününde 2005/790 esas, 2006/276 karar sayı ile mahkumiyet kararı verildiği; hükmün sanık tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin süre yönünden reddi isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 20.02.2008 gününde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasa'nın 40/2, 5271 s. CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine aykırı olarak, hüküm fıkrasında, yasa yolunun mercii ve şeklinin belirtilmemiş; ayrıca, hükmün sanığın yüzüne karşı verildiğinden başvuru süresinin tefhimden itibaren başlayacağının açıkça gösterilmemiş olması karşısında; hükmün sanığa usulüne uygun olarak bildirilmemiş olması nedeniyle, temyiz isteminin kanuni süresinde olduğu kabul edilerek, tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir.
Bozmaya uyularak, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre, yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
1-) Uyuşturucu madde kullanmış olan sanık hakkında, 5237 s. TCK'nın 191. maddesinin (2). fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-) Hükümden sonra 19.12.2006 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 s. Kanunla değişik 5237 s. Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde, uyuşturucu madde kullanmış olan sanık hakkında, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince yalnızca tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği gibi altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine de hükmedilebileceği öngörüldüğünden; sanığın hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3-) Kabule göre; 5237 s. TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen hakların seçimlik olmadığı ve kasten işlenmiş edilen suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak anılan fıkrada belirtilen bütün haklardan yoksunluğun söz konusu olacağı gözetilmeksizin, sanığın yalnızca anılan fıkranın (a, b ve d) bendinde belirtilen haklardan yoksunluğuna karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istek gibi BOZULMASINA, 05.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy