(2709 S. K. m. 40) (5271 S. K. m. 34, 231, 232, 307) (5237 S. K. m. 7, 191) (5252 S. K. m. 9)
Dava ve Karar: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık E. Ş. hakkında Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 07.02.2006 tarihinde, 2005/888 esas, 2006/65 karar sayı ile mahkumiyet kararı verildiği; hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ret isteyen tebliğnamesi ile 20.02.2008 gününde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasa'nın 40/2, 5271 s. CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, hüküm fıkrasında, başvurulacak yasa yolunun, mercinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak şekilde gösterilmesi gerekmekte olup; dosya kapsamına göre, incelemeye konu hükümde, yasa yolunun temyiz olduğu belirtilmekle birlikte, yasa yolunun mercii ve süresinin başlangıcının açıkça gösterilmemiş olması, böylelikle, hükmün sanığa usulüne uygun olarak bildirilmiş olmaması nedeniyle, bir haftalık süreden sonra yapılan temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1- Sanığın, bozmaya karşı diyeceklerinin sorulması için, dosyada var olan adresine davetiye gönderilmeden, yokluğunda hüküm kurulması suretiyle, 5271 s. TCK'nın 307/2. maddesine aykırı davranılması,
2- Dairemizin sübut yönünden eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle verdiği bozma kararına uyulmasına karar verilmesine karşın; bozma kararının içeriğinde yanılgıya düşülerek, Dairemizce ilk hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 s. TCK'nın 7. maddesi ile 5252 s. Kanun'un 9. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi için bozma kararı verildiğinden bahisle lehe olduğu kabul edilen 5237 s. TCK uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 24.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy