(2709 S. K. m. 40) (5237 S. K. m. 191) (5271 S. K. m. 34, 231, 232)
Dava: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık F. A. hakkında Kovancılar Sulh Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 15.05.2007 tarihinde, 2006/99 esas, 2007/60 karar sayı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedildiği ve kesinleşme şerhi verilerek hükmün infaza verildiği; infaz aşamasında, Cumhuriyet Savcılığınca hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerini yerine getirmediği gerekçesiyle yapılan başvuru üzerine, duruşma açılarak yapılan inceleme ile verilen aynı Mahkemenin 23.10.2007 günlü ve 2007/96 esas, 2007/131 karar sayılı kararı ile cezaya hükmedildiği; 23.10.2007 günlü hükmün sanık tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 04.03.2008 gününde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 15.05.2007 günlü infaza verilen ilk hükmün, sanığın bulunduğu oturumda açıklanması sırasında, Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gözetilmeksizin, başvurulacak yasa yolunun merciinin ve temyiz süresinin hükmün yüzüne karşı açıklandığı tarihten (tefhimden) itibaren başlayacağının; ayrıca, mahkemeye sunulacak dilekçenin yanı sıra, zabıt katibine beyanla da başvuruda bulunulabileceğinin açıkça belirtilmemiş olması nedeniyle, sanığa, söz konusu hususların açıkça belirtilerek yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, böylelikle, usulüne uygun olarak bildirilmemiş olduğundan kesinleşmediği anlaşılmakta olup; kesinleşmeyen söz konusu karara ait infaz işlemlerinin ve bu aşamada verilen 23.10.2007 günlü hükmün konusu bulunmadığından, hukuki geçerlilikten yoksun, böylelikle yok hükmünde olmaları karşısında; sanık müdafiinin temyiz isteminin, 15.05.2007 günlü ilk hükme yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sonuç: Yargılama sürecinin kanuna uygun olarak yapıldığı; delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanının dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru şekilde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 15.05.2007 günlü hükmün istek aykırı olarak ONANMASINA, 08.10.2010 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy