(2709 S. K. m. 40) (5271 S. K. m. 34, 150, 151, 231, 232)
Dava: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık Rıdvan Taylan hakkında İzmir 9. Çocuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 14.05.2007 tarihinde, 2007/270 esas, 2007/232 karar sayı ile denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği ve kesinleşme şerhi verilerek hükmün infaza verildiği; infaz aşamasında, Cumhuriyet Savcılığı'nca hükümlünün denetimli serbestlik tedbirinin gereklerini yerine getirmediği gerekçesiyle yapılan başvuru üzerine, dosya üzerinde yapılan inceleme ile verilen aynı Mahkemenin 10.10.2007 tarihli ve 2007/643 esas, 2007/427 karar sayılı kararı ile cezaya hükmedildiği; 10.10.2007 tarihli hükmün sanık müdafii tarafından süresi içinde temyiz edildiği; Yargıtay Cumhuriyet. Başsavcılığı'nca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 04.03.2008 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
14.05.2007 tarihli infaza verilen ilk hükmün, sanığın 18 yaşından küçük olması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 150/2 ve 151/1. maddelerine aykırı olarak müdafii hazır edilmeksizin verilmesi; ayrıca, son oturumda sanık ve kanuni temsilcisine açıklanması sırasında, Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gözetilmeksizin, başvurulacak kanun yolunun "temyiz" yerine, "itiraz" olarak yanıltıcı bir biçiminde gösterildiği gibi, kanun yolunun merciinin ve başvuru süresinin başlangıcının da açıkça belirtilmemiş olması nedeniyle, sanığa baroca bir müdafii atanması sağlandıktan sonra, söz konusu hususların açıkça belirtilerek hükmün sanık ve müdafiine yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, böylelikle, usulüne uygun olarak bildirilmemiş olduğundan kesinleşmediği anlaşılmakta olup; kesinleşmeyen söz konusu hükme ilişkin infaz işlemlerinin ve bu aşamada verilen 10.10.2007 tarihli kararın konusu bulunmadığından, hukuki geçerlilikten yoksun, böylelikle yok hükmünde olmaları karşısında; sanık müdafiinin temyiz isteminin, 14.05.2007 tarihli ilk hükme yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1) 14.05.2007 tarihli oturumda, 18 yaşından küçük olan sanık için baroca müdafii görevlendirilmediğinden savunmasının alınamamış olması nedeniyle, duruşmanın bir sonraki oturuma ertelenerek, müdafii atanmasının sağlanıp, sorgusunun yapılması gerektiği gözetilmeksizin, usule uygun savunması alınmadan hüküm kurulması suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 150/2. ve 151/1. maddelerine aykırılık oluşturularak, savunma hakkının kısıtlanması,
2) Sanık hakkında 5560 sayılı Kanunla değişik TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş olup; 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin 1. fıkrası gereğince hüküm niteliğindeki bu kararla yetinilmesi gerekirken; ayrıca, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca yargılamanın durdurulmasına da karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 14.05.2007 tarihli hükmün diğer yönleri incelenmeksizin istem gibi BOZULMASINA, 08.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy