(2709 S. K. m. 40) (5271 S. K. m. 34, 231, 232) (5237 S. K. m. 191)
Dava: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık E. Ü. hakkında Gemlik Sulh Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 18.05.2006 gününde 2005/546 esas, 2006/194 karar sayı ile mahkumiyet kararı verildiği; hükmün sanık tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin süre yönünden reddi isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 04.03.2008 gününde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Anayasa'nın 40/2, 5271 s. CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, hüküm fıkrasında, başvurulacak yasa yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak şekilde gösterilmesi gerekmekte olup; dosya kapsamına göre, incelemeye konu hükümde, yasa yoluna başvuru süresinin başlangıcının, sanığın hazır bulunduğu oturumda verilmiş olması sebebiyle hükmün açıklanmasından (tefhiminden) itibaren başlayacağı yerine, yanıltıcı bir şekilde hükmün tebliğ veya tefhiminden itibaren başlayacağı biçiminde belirtilmiş olması, böylelikle, hükmün sanığa usulüne uygun olarak bildirilmiş olmaması nedeniyle, bir haftalık süreden sonra yapılan temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre, yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
Hükümden sonra 19.12.2006 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 s. Kanunla değişik 5237 s. Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde, uyuşturucu madde kullanmış olan sanık hakkında, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince yalnızca tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği gibi altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine de hükmedilebileceği öngörüldüğünden; sanığın hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy