(5083 S. K. m. 1) (5237 S. K. m. 53) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 318) (5271 S. K. m. 299) (765 S. K. m. 31, 405)
Dava ve Karar: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanıklar Basri Efe, Yahya Kemal Barlas ve Gökhan Tekinoğlu hakkında İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucu 20.12.2005 tarihinde 2004/34 esas ve 2005/392 karar sayı ile kurulan mahkumiyet hükümlerinin Cumhuriyet savcısı ile sanık Gökhan müdafii ve sanık Basri tarafından temyiz edilmesi üzerine, dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın onama isteyen tebliğnamesi ile 26.03.2008 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Sanıklar Basri Efe ve Yahya Kemal Barlas hakkındaki hükümlerin incelenmesi:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, yerinde olmayan diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Adli para cezalarının, 5083 sayılı Kanun'un 1.maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulunun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1.maddesi uyarınca Türk lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2- TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrası uygulanırken, sanığın bu hakları kullanmaktan yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine karar verilerek, sözü edilen maddenin (3) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ile sanık Basri'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu durumların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
1- Sanıklar hakkında YTL olarak hükmolunan adli para cezasının TL'ye dönüştürülmesi,
2- TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine Sanıklar Basri ve Yahya hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkrası ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına ibaresinin yazılması,
Suretiyle, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B) Sanık Gökhan Tekinoğlu hakkındaki hükmün incelenmesi:
Sanık müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteminin, hükmedilen cezanın miktarına göre; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8/1, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 318. ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 299. maddeleri uyarınca reddine karar verilerek duruşmasız olarak yapılan inceleme sonucu,
Lehe olduğu kabul edilerek 765 sayılı TCK uyarınca mahkumiyet hükmü kurulduğu halde, bu kanunun 31. maddesi yerine 5237 sayılı TCK. nın 53. maddesi uyarınca yasaklama kararı verilmesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, diğer teniyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Adli para cezasının, 5083 sayılı Kanun'un 1.maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulunun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2- Sanığın satmak isterken ele geçirilen esrarı Mesut Levent Kayacan isimli kişiden aldığını söylemesi üzerine, kolluk görevlilerinin talimatı ile Mesut'la telefon irtibatı kurup esrar istediği, buluşma yerine Mesut ve Deniz Çaçan'ın birlikte geldikleri, Mesut'un otomobilinde ve Deniz'in üzerinde esrar bulunduğu, Mesut ve Deniz hakkındaki soruşturma evrakının tefrik edildiği anlaşıldığından; adları geçen bu kişiler hakkındaki soruşturma sonucunun araştırılması, dava açılmış ve derdest ise bu dava ile birleştirilmesi, hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise dosyanın delil olarak bu dosya içine konması, sonucuna göre bu kişilerin yakalanmasına ve cezalandırılmalarına yardım edip etmediği belirlenerek sanık hakkında 765 sayılı TCK'nın 405/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 29.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy