(2709 S. K. m. 40) (5271 S. K. m. 34, 63, 231, 232) (5237 S. K. m. 191, 192)
Dava: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık B. Ö. hakkında Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 27.03.2006 tarihinde, 2004/107 esas, 2006/320 karar sayı ile mahkumiyet hükmü kurulduğu ve kesinleşme şerhi verilerek infaza verildiği; infaz aşamasında, Cumhuriyet savcılığınca hükümlünün denetimli serbestlik tedbirinin gereklerini yerine getirmediği gerekçesiyle yapılan başvuru üzerime, aynı Mahkemenin 13.07.2006 tarihli ve aynı sayılı ek Karar ile verilen 1 yıl hapis cezasının aynen infazına karar verildiği; 13.07.2006 tarihli ek kararın sanık tarafından süresi içinde temyiz edildiği; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 15.04.2008 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanığın huzurunda verilen 27.03.2006 tarihli infaza verilen ilk hükümde, Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gözetilmeksizin, başvurulacak kanun yolunun merciinin ve başvuru şeklinin belirtilmediği gibi, temyiz süresinin başlangıcının, hükmün sanığın huzurunda verilmesi nedeniyle hükmün açıklanması yerine, tebliği olarak yanıltıcı bir biçimde gösterilmesi nedeniyle, sanığa, söz konusu hususların açıkça belirtilerek yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinin gözetilmediği; dolayısıyla, hükmün kesinleşmediği anlaşılmakta olup; kesinleşmeyen söz konusu hükme ilişkin infaz işlemlerinin ve bu aşamada verilen 13.07.2006 tarihli ek kararın konusu bulunmadığından, hukuki geçerlilikten yoksun, böylelikle yok hükmünde olmaları karşısında; sanığın temyiz isteminin, 27.03.2006 tarihli ilk hükme yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için ön koşul olarak, yargılama sonucu belirlenen cezanın, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde, en çok 2 yıla kadar (2 yıl dahil) hapis veya adli para cezası olması gerektiği belirtilmiş olup; somut olayda, sanık hakkında verilen hapis cezası ile birlikte denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi, denetimli serbestlik tedbirinin geciktirilmesinin bunun niteliği ve amacı ile bağdaşmayacak olması karşısında, tebliğnamedeki (2) numaralı bozma düşüncesine benimsenmemiştir.
1) Suça konu maddenin, 5271 sayılı CMK'nın 63. maddesi uyarınca, gerek nitelik ve gerekse miktar yönünden 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi kapsamında sayılabilecek uyuşturucu veya uyarıcı madde olup olmadığı konusunda, uzman bir kurum ya da kuruluşa bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, uzman olduğu belirtilmeyen polis memurunca düzenlenen 11.01.2004 tarihli geçici ekspertiz raporu ile yetinilerek eksik araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi,
2) Kabule göre;
a) Hükümden sonra 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde, uyuşturucu madde kullanmış olan sanık hakkında, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği gibi altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine de hükmedilebileceği öngörüldüğünden; sanığın hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
b) Sanığın, olay sırasında M. K.'nun idaresinde ve ona ait olan araçta bulunduğu sırada yapılan aramada, aracın ön sağ paspas altında bulunan suça konu uyuşturucu maddenin, kime ait olduğunun kesin olarak bilinmediği bir aşamada kendisine ait olduğunu söyleyerek suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım etmiş olması nedeniyle hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 08.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy