(2709 S. K. m. 40) (5271 S. K. m. 34, 231, 232, 263) (5237 S. K. m. 53, 188) (1412 S. K. m. 322) (YCGK. 27.06.2006 T. 2006/3-171 E. 2006/167 K.)
Dava ve Karar: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık E. B. hakkında İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucu, 19.07.2007 gününde 2007/202 esas ve 2007/250 karar sayı ile kurulan mahkumiyet hükmünün sanık tarafından temyiz edildiği; temyiz isteminin süresinden sonra yapıldığı gerekçesiyle 03.09.2007 günlü ek karar ile reddine karar verildiği, sanık tarafından bu kararında temyiz edilmesi üzerine dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ret kararının onanmasını isteyen tebliğnamesi ile 10/01/2008 gününde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
19.07.2007 gününde sanığa tefhim edilen hükmün 7 günlük temyiz süresi geçtikten sonra 27.07.2007 gününde sanık tarafından temyiz dilekçesi sunulmuş ise de; Anayasa'nın 40/2, 5271 s. CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, hüküm fıkrasında, başvurulacak yasa yolunun, mercii, süresi gösterilmiş ise de tutuklu bulunan sanığın CMK'nın 263. maddesi uyarınca tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu açıkça gösterilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durum, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.06.2006 günlü ve 2006/3-171 esas, 2006/167 karar s. ilamında da açıklandığı üzere, 5271 s. CMK'nın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme sebebi oluşturmakta olup, yukarda belirtilen maddeler uyarınca, söz konusu eksikliği gidermeye yönelik yazılı açıklamanın sanığa tebliğ edilmesi gerektiği halde, bu biçimde bir bildirimin yapılmamış olduğunun anlaşılması karşında; sanığın temyiz isteğinin süresinde olduğunu kabul etmekte zorunluluk bulunduğundan, Mahkemenin temyiz talebinin süresinde olmadığından reddine ait 03.09.2007 günlü ek kararının kaldırılması, temyiz başvurusunun öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilmesi suretiyle inceleme yapılmıştır.
Sonuç: Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun biçimde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
1- Adli para cezalarının; 5083 s. Kanun'un 1.maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 gününde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulunun 04.04.2007 gün ve 2007/11963 s. kararının 1.maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2- TCK'nın 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c madde ve bendindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ilişkin bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun yalnızca kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme gününe kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden, yazılı biçimde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirdiğinden hükmün CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu durumların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Yasanın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
1-Hükümde yer alan YTL ibarelerinin TL olarak değiştirilmesi,
2- Hüküm fıkrasından 5237 s. TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ait bölümün çıkarılarak yerine Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına ibaresinin yazılması,
Suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy