(5237 S. K. m. 31) (5271 S. K. m. 170, 174, 309)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan şüpheli Atilla Gülmüş hakkında yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2008 gün ve 2007/9780 soruşturma, 2008/169 esas, 2008/115 iddianame sayılı iddianamesinin, 5271 sayılı CMK. nun 174. maddesi uyarınca iadesine ilişkin Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2008 gün ve 2008/18 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itiraz üzerine, kararın yerinde görülerek itirazın reddine dair Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.02.2008 gün ve 2008/145 değişik iş sayılı kararına karşı Yüksek Adalet Bakanlığı'nın Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 28.04.2008 gün ve 24264 sayılı kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21.05.2008 gün ve 2008/107613 sayılı tebliğnamesi ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya ve ekleri incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Kanun yararına bozma talebi ve tebliğnamede, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verilmesinin belirtildiği, soruşturma aşamasında şüphelinin akıl hastası olup olmadığının ve ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığına ilişkin resmi sağlık kurumu raporunun aldırılmamasının iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı,
Somut olayımızda ise şüphelinin suç tarihinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/1-2 kapsamında akıl hastası olup olmadığına dair raporun istendiği, Atatürk Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanlığının 10.12.2007 tarihli raporunda da bu hususun açıkça irdelenip sonuçta şüphelinin Türk Ceza Kanunu'nun 31/1-2 madde kapsamında ceza ehliyetinin tam olduğunun bildirildiği, vesayet altına alınmaya esasa teşkil madde kapsamında ceza ehliyetinin tam olduğunun bildirildiği, vesayet altına alınmaya esas teşkil eden sağlık raporu ile ceza ehliyetine haiz olup olmadığına dair rapor arasında bir çelişkinin bulunmadığı, kaldı ki böyle bir çelişki olsa dahi bunun mahkeme tarafından tensiple veya ara kararıyla giderileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilerek, Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin anılan kararının bozulması istenmiştir.
Sonuç: Kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.02.2008 gün ve 2008/145 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK. nun 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince BOZULMASINA; aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın adı geçen mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 05.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy