(5271 S. K. m. 170, 174) (5237 S. K. m. 191)
Dava: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan şüpheli Yaşar Tong hakkında yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 08.09.2008 gün ve 2008/Z4240 soruşturma, 2008/35385 esas, 2008/15055 iddianame sayılı iddianamesinin, 5271 sayılı CMK'nın 174. maddesi uyarınca iadesine ilişkin İzmir 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.09.2008 gün ve 2008/2374 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itiraz üzerine, kararın yerinde görülerek itirazın reddine dair İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2008 gün ve 2008/98 müteferrik sayılı kararına karşı Yüksek Adalet Bakanlığı'nın Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 04.12.2008 gün ve 14251/61510 sayılı kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 02.01.2009 gün ve 2008/270960 sayılı tebliğnamesi ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya ve ekleri incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Kanun yararına bozma talebi ve tebliğnamede, Dosya kapsamına göre, şüpheli hakkında İzmir 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/822 esas, 2008/614 sayılı kararı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazı aşamasında, Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 25.02.2007 tarihli raporunda, adı geçen şahsın idrar analizinde uyuşturucu madde bulunduğu tespit edilmiş olmasından dolayı yeniden kamu davası açılamayacağı, İzmir 5. Sulh Ceza Mahkemesinin ilgili dosyasına ihbarda bulunulmak suretiyle kamu davasının devamını sağlamak gerektiğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de,
5271 sayılı Kanun 'un 170/3. maddesinde iddianamede hangi hususların gösterileceği, aynı Kanun 'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, kamu davası açılmasının gerekip gerekmediğini takdir yetkisinin Cumhuriyet savcılığına ait olduğu, ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesi uyarınca hakkında tedaviye denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen şüphelinin, bu süre içinde yeniden uyuşturucu madde kullanarak tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmadığı gibi, ihlal eyleminin aynı zamanda yeni bir suç oluşturduğu gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir denilerek, İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesi'nin anılan kararının bozulması istenmiştir.
Sonuç: Kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2008 gün ve 2008/98 müteferrik; sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince BOZULMASINA; aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 26.01.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy