(5271 S. K. m. 34, 195, 232) (7201 S. K. m. 35) (3167 S. K. m. 3, 5)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık S. E. hakkında Üsküdar 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucu, 10.07.2006 tarihinde 2006/123 esas ve 2006/286 karar sayı ile kurulan mahkumiyet hükmünün sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine, aynı mahkemenin temyiz talebinin reddine ilişkin 26.01.2007 tarihli 2006/123 esas 2006/286 esas sayılı kararının da sanık müdafii tarafından temyiz edildiği, dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ret kararının kaldırılarak bozma isteyen tebliğnamesi ile 13.02.2009 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.
Karar: Hükümde, CMK'nın 34/2. ve 232/6. maddeleri hükümlerine aykırı olarak, kanun yolu mercii, başvuru şekli ve süresinin başlangıcının açıkça belirtilmemiş olması karşısında, sanık müdafiinin temyiz isteğinin süresinde olduğunun kabulüyle, 26.01.2007 tarihli ret kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
1- Sanık için CMK'nın 195. maddesi gereğince düzenlenecek uyarılı davetiyenin; öncelikle bilinen son adresine (sanığın Mahkemeye bildirdiği veya daha önce kendisine geçerli bir tebligat yapılmış olan ya da Tebligat Kanunu'nun 35/son maddesinde sayılan kurum ve kuruluşlara sanık tarafından bildirilmiş bulunan adrese) gönderilmesi; tebligat memurunca, sanığın adresini değiştirmesi ve yeni adresinin belirlenememesi nedeniyle davetiyenin tebliğ edilemeyerek iade edilmesi durumunda, bu kez Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden; doğrudan sözü edilen 35. maddeye göre yapılan usulsüz tebligata dayanılarak mahkumiyet kararı verilmek suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2- 3167 sayılı Kanunun 4814 sayılı Kanunla değişik 3. maddesinin 2. fıkrası ile 5. maddesinin 1 ve 2. fıkralarına, ayrıca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nca hazırlanarak 09.04.2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2003/1 sayılı Tebliğin geçici 2. maddesine göre; 4814 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 08.03.2003 tarihinden önce veya sözü edilen Tebliğin yayımını izleyen üçüncü ayın sonu olan 31.07.2003 tarihine kadar düzenlenmiş çeklere vergi kimlik numarasının yazılmamış olmasının çekin geçerliliğini etkilemeyeceği, 31.07.2003 tarihinden sonra düzenlenen çeklere vergi kimlik numarasının yazılmamış olması durumunda ise çekin geçerli olmayacağı dikkate alınarak, tarafların beyanlarının alınması, hesap sahibinin elindeki çek defterinin yenisi ile değiştirilip değiştirilmediğinin muhatap bankadan sorulması suretiyle, keşide tarihi 10.04.2005 olan ve üzerinde vergi kimlik numarası bulunmayan suç konusu çekin, belirtilen dönemde ileri tarihli Olarak düzenlenip düzenlenmediği belirlendikten sonra hukuki durumun tayini gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 28.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy