(5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 318) (5271 S. K. m. 299) (5237 S. K. m. 188, 220)
Dava: Suç işlemek için örgüt kurmak ve uyuşturucu madde ticareti yapmak suçlarından sanık A. E. ile suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olmak ve uyuşturucu madde ticareti yapmak suçlarından sanıklar M. A. D., S. K., N. O., B. E., A. M. ve B. B. haklarında İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonunda, 21.05.2008 tarihinde, 2007/4 esas ve 2008/138 karar sayı ile kurulan mahkumiyet hükümlerinin sanıklar M.t A. ve B. ile sanıkların müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine, dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın onama isteyen tebliğnamesi ile 13.02.2009 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanık B. ve sanık N. müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteminin, hükmedilen cezanın süresine göre, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8/1, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 318. ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 299. maddeleri uyarınca reddine karar verilerek dosya üzerinde inceleme yapılmıştır.
A-Sanık A. hakkında suç işlemek için örgüt kurmak ve sanıklar M. A. D., S. K., N. O., B. E., A. M. ve B. B. hakkında ise suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olmak suçundan kurulan hükümlerle ilgili olarak;
5237 sayılı TCK'nın 220. maddesinde düzenlenen suçun işlendiğinin ve örgütün varlığının kabul edilebilmesi için; üye sayısının en az üç kişi olması, üyeler arasında soyut bir birleşme değil, gevşek de olsa hiyerarşik bir ilişkinin bulunması, suç işlenmese bile suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşmenin olması, niteliği itibariyle devamlılık göstermesi gereklidir. Örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından, amaçlanan suçları işlemeye elverişli olması da aranmalıdır. Örgüt yapılanmasında işlenmesi amaçlanan suçların konu ve mağdur itibariyle somutlaştırılması mümkün, ancak zorunlu değildir. Soyut olarak sanık sayısının üç kişiden fazla olması örgütün varlığının kabulü için yeterli olmayıp, bu durumda iştirak ilişkisinden söz edilebilir.
Somut olayda örgüt oluşturmak için sayısal yeterliliğin bulunduğu anlaşılmakta ise de; failler arasında hiyerarşik ilişki ve suç işleme iradelerinde devamlılık saptanamamıştır. Açıklanan durum karşısında, sanıkların üzerlerine atılı suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve kurulmuş örgüte üye olmak suçundan beraatleri yerine, mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
B- Sanıklar N. O., B. E. ve B. B. hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçlarından verilen hükümlerle ilgili olarak;
Evlerinde ve üzerlerinde yapılan aralamalarda uyuşturucu madde bulunmayan sanıkların diğer sanıkların suçlarına iştirak ettiklerine veya onlarda yakalanan uyuşturucu maddelerle ilgileri olduğuna ilişkin kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil olmaması, telefon konuşmalarında geçen ve ticaretini yaptıkları ileri sürülen maddelerin ele geçirilmemesi nedeniyle uyuşturucu veya uyarıcı nitelikte olup olmadığının teknik yöntemlerle belirlenememesi karşısında; sanıkların üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan beraatleri yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
C-Sanıklar A. E., M. A. D., S. K. ve A. M. hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan verilen hükümlerle ilgili olarak;
1- Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olmak suçları ile ilgili bozma nedenlerine göre, sanıkların üzerlerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapmak suçunu teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlediklerine ilişkin delil bulunmadığı gözetilmeden, haklarında TCK'nın 188/5. maddesi uygulanması,
2-Kabule göre; sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezasının 5083 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulunun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanıklar M. A. D. ve B. B. ile sanıkların müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin istem gibi BOZULMASINA, sanıklar N. O., B. E. ve B. B.'ın bozmanın niteliğine göre tahliyesine, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü olmadığı taktirde derhal salıverilmesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazı yazılmasına, 06.07.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy