(5237 S. K. m. 53, 191)
Dava: Uyuşturucu madde ticareti yapma ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından sanık Kenan Adana ve uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık Seçkin Aşçıgil hakkında İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonunda, 23.03.2009 tarihinde, 2009/43 esas ve 2009/67 karar sayı ile sanık Kenan Adana'nın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatine, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkumiyetine ve sanık Seçkin Aşçıgil'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkumiyetine hükmedildiği, beraat hükmünün Cumhuriyet savcısı mahkumiyet hükümlerinin ise sanıkların müdafileri ile sanık Kenan tarafından temyiz edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen hükümlerin onanması, sanık Kenan hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen hükmün ise bozulması isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 20.10.2009 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: A- Sanık Kenan Adana hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen beraat hükmünün incelenmesi:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
B- Sanık Seçkin Aşçıgil hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesi;
Sanık müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteminin, hükmedilen cezanın süresine göre, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8/1, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 318. ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 299. maddeleri uyarınca reddine karar verilerek dosya üzerinde inceleme yapılmıştır.
Yargılama sürecinin kanuna uygun olarak yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç tipi ile artırma ve indirme nedenleri tartışılarak yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrası uygulanırken, sanığın bu hakları kullanmaktan yoksunluğunun "53. maddenin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi yönünden koşullu salıverilmesine kadar, diğer bentler açısından ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar" sürmesine karar verilerek, sözü edilen maddenin (2) ve (3) numaralı fıkralarına aykırılık oluşturulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine "Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına" ibaresinin yazılması suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, hükmolunan hapis cezasının miktarı ile tutuklu kalınan süreye göre, sanık hakkındaki tahliye isteğinin reddine,
C- Sanık Kenan Adana hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesi:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak,
Hükümden önce 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 6. fıkrasının yollaması uyarınca uyuşturucu madde kullanmış olan sanık hakkında 1. fıkradaki ceza ile birlikle 2. fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine de hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 11.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy