(2709 S. K. m. 40) (5237 S. K. m. 53, 188) (5271 S. K. m. 34, 231, 232) (1412 S. K. m. 322)
Dava: Uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan sanıklar M. A. ve C. O. hakkında Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucu, 12.05.2009 gününde 2008/342 esas ve 2009/177 karar sayı ile kurulan mahkumiyet hükmünün sanıkların müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine, dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın düzeltilerek onama ve ret isteyen tebliğnamesi ile 08.12.2009 gününde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, başvuru yapılacak mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin ne zaman başlayacağının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak şekilde gösterilmesi gerekmekte olup, incelemeye konu hükümde temyiz yoluna, dilekçe sunulmasının yanı sıra, zabıt katibine yapılacak bir beyanla da başvurulabileceğinin açıklanmaması suretiyle yasa yolu şeklinin eksik belirtilmiş olması karşısında, sanık M. A. müdafiinin temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edildiğinden tebliğnamedeki ret düşüncesi benimsenmemiştir.
Tayin edilen cezanın süresine göre, 5320 sayılı kanun'un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK'nın 318 maddesi uyarınca sanık C. O. müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin reddine karar verilerek dosya üzerinde yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun biçimde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine ve gerekçeye göre, sanıkların müdafilerinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıkların TCK'nın 53. maddenin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğunun, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar, kendi üst soyu ve sair kişiler yönünden ise, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine karar vermek gerektiği gözetilmeden, 53. maddenin (3) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıkların müdafilerinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin hüküm fıkralarından çıkarılması ve yerlerine Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına ibaresinin yazılması suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy