(5271 S. K. m. 170, 174, 309)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan şüpheli B. N. E. hakkında yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 03.11.2008 tarih ve 2008/729 soruşturma, 2008/2999 esas, 2008/1486 iddianame s. iddianamesinin, 5271 s. CMK.nun 174. maddesi uyarınca iadesine ait Düzce 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2008 tarih ve 2008/763 iddianame değerlendirme s. kararına yönelik itiraz üzerine, kararın yerinde görülerek itirazın reddine dair Düzce Ağır Ceza Mahkemesinin 17.11.2008 tarih ve 2008/902 değişik iş s. kararına karşı Yüksek Adalet Bakanlığı'nın Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 27.01.2009 tarih ve 865/3814 s. yasa yararına bozma talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 12.02.2009 tarih ve 2009/27541 s. tebliğnamesi ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya ve ekleri incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Kanun yararına bozma talebi ve tebliğnamede, Dosya kapsamına göre, Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesince, hakkında kamu davası açılan şüpheli dışında S. C. A.'in de şirketi temsile yetkili olduğu durumda şikayete konu çekle ilgili adı geçen şahıs yönünden araştırma yapılmaması iddianamenin iadesi nedeni olarak gösterilmiş ise de, 5271 s. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, 5271 s. Kanun'un 170/2. maddesinde yer alan Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenlen hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve bu halde mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek sair deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verileceği, kaldı ki çek fotokopisindeki imza ile 09.02.2006 günlü imza sirkülerindeki imzaların aynı olduğu, müştekinin şikayetinin aynı kişiye yönelik olduğu, ayrıca şirketi temsile yetkili olan S. C. A. yönünden yapılacak araştırmanın sonuca etkili bir durum meydana getirmeyeceği gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı biçimde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilerek, Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin anılan kararının bozulması istenmiştir.
Sonuç: Kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Düzce Ağır Ceza Mahkemesinin 17.11.2008 tarih ve 2008/902 değişik iş karar s. kararının 5271 s. CMK.nun 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince BOZULMASINA; aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 13.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy