(5271 S. K. m. 147, 170, 174, 191, 195, 309) (2709 S. K. m. 38) (3167 S. K. m. 16/B)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan şüpheli T. A. hakkında yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21.10.2008 gün ve 2008/42805 soruşturma, 2008/18143 esas, 2008/14800 iddianame sayılı iddianamesinin, 5271 sayılı CMK. nun 174. maddesi uyarınca iadesine ilişkin Şişli 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 03.11.2008 gün ve 2008/1343 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itiraz üzerine, kararın yerinde görülerek itirazın reddine dair İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26.12.2008 gün ve 2008/1746 değişik iş sayılı kararına karşı Yüksek Adalet Bakanlığı'nın Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 18.02.2009 gün ve 1838/9568 sayılı kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 12.03.2009 gün ve 2009/51302 sayılı tebliğnamesi ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya ve ekleri incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Kanun yararına bozma talebi ve tebliğnamede, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesinde, iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağının gösterildiği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, iddianamenin iadesi sebepleri arasında şüphelinin savunmasının alınması ve çekteki keşideci imzası ile imza sirkülerindeki imzanın birbirine benzemediği hususlarının gösterilmediği, müşteki vekilinin şüpheli hakkında Şişli Cumhuriyet Başsavcılığına vermiş olduğu ve karşılıksız çek keşide etmek suçundan dolayı şikayeti kapsayan dilekçede, çeki keşide eden kişinin imzasının sahteliğine yönelik bir iddianın bulunmadığı, mevcut delillerin kamu davası açılması için yeterli olduğu, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin ise mahkemesine ait olup, yargılama aşamasında sanığın savunmasının alınmasının mümkün olduğu gözetilmeden, itirazın bu yönlerden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilerek, İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin anılan kararının bozulması istenmiştir.
5271 sayılı CMK. nun 174. maddesinde iddianamenin iadesini gerektiren sebepler sayılmış, anılan maddenin (b) bendinde, Suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen iddianamenin iadesine karar verileceği belirtilmiştir. Buna göre;
1-) Anayasa'nın 38, 5271 sayılı CMK. nun 147 ve 191. maddeleri uyarınca susma hakkı bulunan ve savunma hakkı çerçevesinde doğruyu söyleme zorunluluğu da bulunmayan; atılı suçtan yapılacak yargılamasında, 3167 sayılı Kanun'un 16/B maddesi yollamasıyla 5271 sayılı CMK. nun 195. maddesi uyarınca açıklamalı davetinin tebliğ edilebilmesi durumunda, yokluğunda duruşma yapılıp, karar verilebilecek olan şüphelinin ifadesinin,
2-) Mahkemenin değerlendirmesine göre; suça konu çekteki keşideci imzanın şüphelinin imza sirkülerindeki imzasından farklı olması sorununun çözümlenmesi için, bu imzanın sanığın eli ürünü olup olmadığı konusunda yapılacak bilirkişi incelemesinin,
Sonuç: Suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir kanıt niteliğinde olmaları nedeniyle, incelemeye konu iddianamenin iadesi kararı ile bu karara yönelik itirazın reddine ilişkin karar yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26.12.2008 gün ve 2008/1746 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK. nun 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince BOZULMASINA; aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 13.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy