(1412 S. K. m. 321) (5237 S. K. m. 188)
Dava: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanıklar L. Ç., H. Y. ve S. Y. hakkında Salihli Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucu, 04.07.2008 tarihinde 2008/30 esas ve 2008/175 karar sayıyla kurulan mahkûmiyet hükümlerinin sanıkların müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine, dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın onama isteyen tebliğnamesi ile 27.04.2009 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşüldü:
Karar: A- Sanıklar H. ve S. hakkındaki hükmün incelenmesi:
Sanık H.'ın eylemlerinin iki ayrı suç oluşturduğu gözetilmeden, tek suç kabul edilip birden fazla fiili gerekçe gösterilerek temel cezanın alt sınırın üzerinde belirlenmesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Adli para cezasının; 5083 s. Kanun'un 1 inci maddesiyle hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulunun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1 inci maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMUK'nın 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; YTL olarak hükmolunan adli para cezalarının TL'ye dönüştürülmesi suretiyle, hükmün düzeltilerek ONANMASINA,
A- Sanık L. hakkındaki hükmün incelenmesi:
Sanığın 03.12.2007 tarihinde ele geçen uyuşturucu maddeyi diğer sanıklara sattığına ilişkin sanık H.'ın çelişik beyanlarıyla içerikleri bilinmeyen telefon görüşme kayıtları dışında şüphe sınırlarını aşan yeterli delil bulunmadığı dikkate alınarak, bu olayla ilgili 06.02.2008 tarihli iddianameye konu olan suçtan beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, bu fiilin de sabit olduğu kabul edilip, birden fazla fiili gerekçe gösterilerek temel cezanın alt sınırın üzerinde belirlenmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün CMUK'nın 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, suçun niteliği ve hükmolunan ceza miktarıyla tutuklu kalınan süre göz önüne alınarak sanıklar H. ve L. hakkındaki tahliye taleplerinin REDDİNE, 14.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy