(3167 S. K. m. 3) (5271 S. K. m. 34, 195, 209, 232) (7201 S. K. m. 35)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık H. Ö. hakkında Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucu, 12.04.2006 tarihinde 2004/624 esas ve 2006/459 karar sayı ile kurulan mahkumiyet hükmünün sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine, aynı mahkemenin temyiz talebinin reddine ilişkin 12.09.2007 tarihli 2004/624 esas 2006/459 ek karar sayılı kararının da sanık müdafii tarafından temyiz edildiği, dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ret kararının kaldırılarak hükmün bozulmasını isteyen tebliğnamesi ile 14.05.2009 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanığın yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün sanığa Tebligat Kanununun 35. maddesindeki yönteme uygun olarak tebliğinin yapılmadığı gibi hükümde, CMK'nın 34/2. ve 232/6. maddeleri hükümlerine aykırı olarak, kanun yoluna başvuru şeklinin açıkça belirtilmemiş olması karşısında, temyiz aşamasında görevlendirilen sanık müdafiinin temyiz isteğinin süresinde olduğunun kabulüyle, 26.01.2007 tarihli ret kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
1- Sanığa ait nüfus kaydı getirtilmeden hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 209. maddesine aykırı davranılması,
2- Gerekçeli karar başlığında ve iddianamede, sanığın ana baba adı ve doğum tarihinin yanlış yazılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/2-b maddesine aykırılık oluşturulması,
3- Sanığın sorgusu için CMK'nın 195. maddesine göre düzenlenen uyarılı davetiyenin Tebligat Kanunu'na uygun olarak tebliğ edilmediğinin gözetilmemesi ve hükümden sonra yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu'na göre sanığın sorgusunun yapılmasında zorunluluk bulunması,
4- 3167 sayılı Kanunun 4814 sayılı Kanunla değişik 3. maddesinin 2. fıkrası ile 5. maddesinin 1 ve 2. fıkralarına, ayrıca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nca hazırlanarak 09.04.2003 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2003/1 sayılı Tebliğin geçici 2. maddesine göre; 4814 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 08.03.2003 tarihinden önce veya sözü edilen Tebliğin yayımını izleyen üçüncü ayın sonu olan 31.07.2003 tarihine kadar düzenlenmiş çeklere vergi kimlik numarasının yazılmamış olmasının çekin geçerliliğini etkilemeyeceği, 31.07.2003 tarihinden sonra düzenlenen çeklere vergi kimlik numarasının yazılmamış olması durumunda ise çekin geçerli olmayacağı dikkate alınarak, tarafların beyanlarının alınması ve 1. cirantanın dinlenmesi suretiyle, keşide tarihi 29.05.2004 olan ve üzerinde vergi kimlik numarası bulunmayan suç konusu çekin, belirtilen dönemde ileri tarihli olarak düzenlenip düzenlenmediği belirlendikten sonra hukuki durumun tayini gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 08.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy