(3167 S. K. m. 16) (5271 S. K. m. 195) (7201 S. K. m. 35) (765 S. K. Ek. m. 2) (5252 S. K. m. 12) (5237 S. K. m. 2, 7) (1412 S. K. m. 225)
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık F. G.'ün 3167 s. Kanun'un 16/1. maddesi uyarınca 175.000.-YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına ait Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2005 tarih ve 2004/920 esas, 2005/942 karar s. hükmüne karşı Yüksek Adalet Bakanlığı'nın Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 29.03.2009 tarih ve 3233/19431 s. yasa yararına bozma talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.04.2010 tarih ve 2010/88431 s. tebliğnamesi ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya ve ekleri incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Kanun yararına bozma talebi ve tebliğnamede, Dosya kapsamına göre,
1- 5271 s. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 195. maddesindeki meşruhatı taşıyan duruşma gününü bildiren davetiyenin, usulüne uygun biçimde öncelikle sanığın bilinen son adresine tebliğe çıkartılması, yeni adres bildirilmeden adres değişikliğine gidilmiş olması ve yeni adresin tebliğ memurunca da belirlenememiş olması nedeniyle tebliğ işleminin gerçekleştirilememesi durumunda, 7201 s. Tebligat Kanun'un 35. maddesine göre tebligat işlemi yapılabileceği gözetilmeksizin; sanığa doğrudan anılan maddeye göre davetiye tebliğ edilerek sanığın savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle hüküm kurulmasında,
2- Suça konu karşılıksız çekin bedeli tutarı olan 175.000,00 yeni Türk lirası adli para cezasına hükmedilmiş ise de, 4814 s. Kanun'la değişik 3167 s. Kanun'un 16/1-3. cümlesinde yer alan 765 s. Türk Ceza Kanunu'nun ek 2. maddesine göre yapılacak artırımın 01/06/2005 gününde yürürlüğe giren 5252 s. Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 12. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olması karşısında, 3167 s. Kanun'un 16/1. maddesine göre verilecek para cezasının 80.000,00 yeni Türk lirasından fazla olamayacağı gözetilmeden, yazılı biçimde karar verilmesinde,
3- 647 s. Cezaların infazı Hakkında Kanun'un 5275 s. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'la yürürlükten kaldırılması ve bu Kanunda gecikme zammı öngörülmemiş olması sebebiyle, para cezasının ödenmemesi durumunda gecikme zammı uygulanmasına imkan bulunmadığının dikkate alınmamasında.
İsabet görülmemiştir. denilerek, Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin anılan hükmünün bozulması istenmiştir.
Hükümden sonra 20.12.2009 günlü Resmi Gazete' de yayımlanarak aynı tarih yürürlüğe giren 5941 s. Çek Kanunu ile 3167 s. Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılarak, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı şekilde yeniden düzenlenmiş olup; yasa yararına bozma yolunun, hakim ya da mahkemeler tarafından verilip, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki, verildikleri tarihte yürürlükte bulunan hukuk kurallarına aykırılıkların giderilmesi için başvurulan olağanüstü bir kanun yolu olması nedeniyle, 5237 s. Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri uyarınca, hükümlünün hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinin Mahkemesince yapılarak, bir karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
(1) numaralı bozma düşüncesinin benimsenerek, aşağıdaki biçimde karar verilmesi nedeniyle, kabule göre ileri sürülen (2) ve (3) numaralı bozma düşünceleri inceleme konusu yapılmamıştır.
Sanık için CMUK'nın 225. (CMK'nın 195.) maddesi gereğince düzenlenecek uyarılı davetiyenin; öncelikle bilinen son adresine (sanığın Mahkemeye bildirdiği veya daha önce kendisine geçerli bir tebligat yapılmış olan ya da Tebligat Kanunu'nun 35/son maddesinde sayılan kurum ve kuruluşlara sanık tarafından bildirilmiş bulunan adrese) gönderilmesi; tebligat memurunca, sanığın adresini değiştirmesi ve yeni adresinin belirlenememesi sebebiyle davetiyenin tebliğ edilemeyerek iade edilmesi durumunda, bu kez Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilmesi gerekmekte olup; şikayetçinin dilekçesinde bildirdiği ve sanığa ilişkin olup olmadığı anlaşılamayan adrese doğrudan sözü edilen 35. maddeye göre yapılan usulsüz tebligata dayanılarak ve bu sebeple sanığın savunma hakkı kısıtlanarak hüküm kurulması kanuna aykırı olup; yasa yararına bozma talebine dayanan ihbarnamede ileri sürülen (1) numaralı bozma düşüncesi yerinde görüldüğünden; Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2005 tarih ve 2004/920 esas, 2005/942 karar s. hükmünün 5271 s. CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince BOZULMASINA; aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 24.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy