(2709 S. K. m. 40) (5271 S. K. m. 34, 191, 231, 232)
Dosya incelendi.
Gereği görüşüldü.
Sanığın yokluğunda verilen hükümde, Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6 ncı maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yoluyla mercii, süresi ve şeklinin gösterilmemesi nedeniyle hükmün tebliğinin geçersiz olduğu ve buna bağlı olarak sözü edilen hükmün kesinleşmediği anlaşıldığından; sanığın 12.12.2007 tarihli dilekçesinin öğrenme üzerine ve süresinde 10.10.2006 tarihli asıl hükme yönelik temyiz niteliğinde olduğu, daha sonra verilen 23.03.2007 ve 11.12.2007 tarihli ek kararların hukuki değerinin bulunmadığı kabul edilerek, 10.10.2006 tarihli asıl hükmün incelenmesinde;
Hükümden sonra 19.12.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 s. Kanun'la değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinde, uyuşturucu veyauyarıcımadde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında;
a) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmamış ise, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra uyarınca sadece denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesi,
b) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmış ise, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine ya da altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki cezayla birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi,
c) Sadece ikinci fıkranın uygulandığı durumlarda, tedavinin ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde sanık hakkındaki davanın düşmesine karar verilmesi, aksi halde birinci fıkra uyarınca ceza tayin edilmesi
Öngörüldüğünden; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün bozulmasına, 02.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy