(5237 S. K. m. 188, 220) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 318) (5271 S. K. m. 299)
Dava: Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından sanıklar M.S. ve A.Ç., suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma ve uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından sanıklar G.Ş. ve S.Ç. hakkında
10. Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucu, 18.05.2009 tarihinde 2007/368 esas ve 2009/132 karar sayı ile kurulan mahkûmiyet hükümlerinin sanıkların müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca bozma isteğini içeren tebliğname ekinde dava dosyasının 01.06.2010 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanık M. müdafiinin duruşmalı inceleme istemi süresinden sonra olduğundan, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 318. ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 299. maddeleri uyarınca, reddine karar verilerek dosya üzerinde yapılan incelemede;
A-) Sanık M.S. ve A.Ç. hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma ve suç işlemek amacıyla örgüte kurma suçlarından; sanık G.Ş. hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma ve suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma suçlarından; sanık S.Ç. hakkında suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesi:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak.
5237 sayılı TCK'nun 220. maddesinde düzenlenen suç işlemek için örgüt kurmak suçunun işlendiğinin ve örgütün varlığının kabul edilebilmesi için; üye sayısının en az üç kişi olması, üyeler arasında soyut bir birleşme değil gevşek de olsa hiyerarşik bir ilişkinin bulunması, suç işlenmese bile suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşmenin olması, niteliği itibariyle devamlılık göstermesi gereklidir. Örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından, amaçlanan suçları işlemeye elverişli olması da aranmalıdır. Örgüt yapılanmasında işlenmesi amaçlanan suçların konu ve mağdur itibariyle somutlaştırılması mümkün, ancak zorunlu değildir. Soyut olarak sanık sayısının üç kişiden fazla olması örgütün varlığının kabulü için yeterli olmayıp bu durumda iştirak ilişkisinden söz edilebilir.
Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işleyen kişi, hem işlediği suçtan hem de örgüte üye olmak suçundan ayrı ayrı cezalandırılır.
Somut olayda; örgüt oluşturmak için sanıkların sayısı yeterli ise de, suç işleme iradelerinde devamlılık ve aralarında hiyerarşik ilişki saptanamamıştır. Bu durum karşısında sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nun 220. maddesinin ve buna bağlı olarak aynı Kanunun 188/5. maddesinin uygulanmasının koşullarının bulunmadığı gözetilmeden;
a) Sanıklar M. ve A. hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma; sanık G. ve S. hakkında suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma suçlarından beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması,
b) Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı sanıklar M., A. ve G.'un cezalarının TCK'nun 188. maddesinin 5. fıkrası uyarınca artırılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA,
B-) Sanık S.Ç. hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükmün incelenmesi:
Sanığın atılı suçu işlediğine ve diğer sanıkların suçlarına iştirak ettiğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilmeden ve yukarıda (A) bendinde açıklandığı üzere olayda TCK'nun 188/5 maddesinin uygulama koşullarının bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, 11.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy