(765 S. K. m. 59, 404) (647 S. K. m. 4) (5237 S. K. m. 50, 62, 191) (7201 S. K. m. 35) (Tebligat Tüzüğü m. 28, 55)
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık M. K.'ün 765 s. TCK'nın 404/2, 59, 647 s. Kanun'un 4. maddeleri uyarınca 2.181.040.000.-TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına ait Yomra Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2002 tarih ve 2002/58 esas, 2002/104 karar s. hükmünün infazı aşamasında, 5237 s. TCK'nın yürürlüğe girmesi sebebiyle lehe olan yasanın belirlenmesi yönünden Cumhuriyet Savcılığınca yapılan başvuru üzerine aynı Mahkemece 24.02.2006 tarih ve aynı s. ek kararı ile 5237 s. TCK'nın 191/1, 62, 50. maddeleri uyarınca 6.000.-YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği; ek kararın infazı aşamasında, Cumhuriyet savcılığınca hükümlünün denetimli serbestlik tedbirinin gereklerini yerine getirmediği gerekçesiyle yapılan başvuru üzerine aynı Mahkemenin 19.04.2007 günlü ve aynı s. ek kararı ile hükümlü hakkında verilen 6.000.-YTL adli para cezasının aynen infazına karar verildiği; 19.04.2007 günlü ek karara karşı Yüksek Adalet Bakanlığı'nın Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 03.05.2010 tarih ve 5121/28300 s. yasa yararına bozma talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18.05.2010 tarih ve 2010/113825 s. tebliğnamesi ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya ve ekleri incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Kanun yararına bozma talebi ve tebliğnamede, Bütün dosya kapsamına göre;
1- 19/12/2006 günlü ve 26381 s. Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 s. Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Ait Kanun'un 7. maddesi ile 5237 s. Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesi değiştirilmiş ve bu madde uyarınca, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak suçundan dolayı yapılacak yargılama sonucunda mahkemelere iki seçenek sunulmuş olup, anılan maddenin 2. fıkrası gereğince hüküm vermeden önce uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine; kullanmamakla birlikte, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği, aynı maddenin 5. fıkrasına göre de, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranan kişi hakkında açılmış olan davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği, aksi takdirde, davaya devam olunarak hüküm verilmesi gerekeceği, sair bir halde ise, mahkemece 6. fıkra uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişinin, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı cezaya hükmedildikten sonra da iki ila dördüncü fıkralar hükümlerine göre tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulabileceği ve bu halde hükmolunan cezanın infazının erteleneceği, 7. fıkra gereğince kişinin mahkum olduğu cezanın, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde infaz edilmiş sayılacağı, aksi takdirde derhal infaz edilmesi gerekeceği cihetle mahkemenin bu hususları tartışarak sanığın hukuki durumunu tayin ve takdir etmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde karar verilmesinde,
2- Kartal Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü tarafından çıkarılan davetiyenin sanığa, 7201 s. Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, anılan maddenin uygulanabilmesi için gerekli ön koşul olan kendisine veya adresine Kanun'un gösterdiği usullere göre, daha önce yapılmış bir tebliğ işleminin bulunması veya tebliğ yapılmamış ise söz konusu Kanun'un 35. maddesinin son fıkrasında gösterilen istisnai durumlardan birinin oluşmasının gerekli olması karşısında; davetiyenin tebliği için sanığın bilinen son adresine çıkartılmış tebligat bulunmaması nedeniyle anılan Yasa maddesi uyarınca doğrudan yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı gibi, Tebligat Tüzüğü'nün 55/2. maddesi yollamasıyla aynı Tüzüğün 28. maddesinde adres araştırmasına yönelik olmak üzere belirtilen şekil şartları yerine getirilmeden yapılan tebligatın da geçerli sayılamayacağı cihetle, adli para cezasının infazı talebinin reddi yerine yazılı biçimde reddine karar verilmesinde,
3- Denetimli serbestlik tedbirine uymayan sanık hakkında, duruşma açılarak yargılama yapılması gerektiği gözetilmeden, sanığın savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle dosya üzerinden karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir. denilerek, 19.04.2007 günlü ek kararın bozulması istenmiştir.
(1) numaralı bozma düşüncesinin benimsenerek, aşağıdaki biçimde karar verilmesi nedeniyle, kabule göre ileri sürülen (2) ve (3) numaralı bozma düşünceleri inceleme konusu yapılmamıştır.
İncelemeye konu 19.04.2007 günlü ek kararda, infaza konu hüküm gününde yürürlükte bulunan 5237 s. TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrası uyarınca denetimli serbestlik tedbirinin gereklerinin yerine getirilmediği gerekçesiyle, hapis cezasının aynen infazına karar verilmiş ise de; infaza konu hükümden sonra ve belirtilen karardan önce 19.12.2006 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 s. Kanunla değişik 5237 s. Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde, uyuşturucu madde kullanmış olan sanık hakkında, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince yalnızca tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği gibi altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine de hükmedilebileceği öngörüldüğünden; hükümlünün hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde aynen infaz kararı verilmesi kanuna aykırı olup; yasa yararına bozma talebine dayanan ihbarnamede ileri sürülen (1) numaralı bozma düşüncesi yerinde görüldüğünden; Yomra Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2007 tarih ve 2002/58 esas, 2002/104 karar s. ek kararının 5271 s. CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince BOZULMASINA; aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 14.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy