(5237 S. K. m. 191)
Dava: Dosya incelendi:
Gereği görüşüldü:
Karar: 5237 sayılı TCK gereğince yapılan uyarlama sonucunda verilen 21.6.2005 tarihli kararın, temyize tabi olduğu halde, itiraza tabi olduğu belirtilerek verilmiş olması karşısında, hükümlünün mahkemenin 30.6.2006 tarihli kararına itiraza ilişkin 31.7.2006 tarihli dilekçesinin, 21.6.2005 tarihli ek karara yönelik süresinde temyiz isteği niteliğinde olduğu ve mahkemenin 30.6.2006 ve 6.11.2007 tarihli kararlarıyla Isparta Ağır Ceza Mahkemesi'nin 17.8.2006 tarihli kararının hukuki değer taşımadığı kabul edilerek, 21.6.2005 tarihli uyarlama hükmüne yönelik olarak yapılan incelemede;
Yapılan uyarlama yargılamasına, gösterilen gerekçeye ve incelenen dosya içeriğine göre, hükümlünün diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-) Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğu sabit olan hükümlünün, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığının belirlenmesinin yeni bir araştırmayı gerektirmesi nedeniyle, 5237 s. Kanun'un lehe olan hükümlerinin derhal uygulanması koşullarının bulunmaması karşısında, duruşma açılması gerekirken, duruşmasız olarak yapılan inceleme sonucu karar verilmesi,
2-) Hükümden sonra 19.12.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 s. Kanun'la değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinde, uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında;
a) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmamış ise, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra uyarınca sadece denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesi,
b) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmış ise, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine ya da altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki cezayla birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi,
c) Sadece ikinci fıkranın uygulandığı durumlarda, tedavinin ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde sanık hakkındaki davanın düşmesine karar verilmesi, aksi halde birinci fıkra uyarınca ceza tayin edilmesi öngörüldüğünden; hükümlünün hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 21.6.2005 tarihli uyarlama hükmünün CMUK'nın 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy