(5237 S. K. m. 62, 191, 192) (5271 S. K. m. 309)
Dava: Dosya incelendi:
Gereği görüşüldü:
Karar: Mahkemece sanığın TCK'nın 191/1, 192/3 ve 62 nci maddeleri gereğince 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, ayrıca aynı Kanunun 191/2 nci maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına hükmolunmuştur.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, 19.12.2006 tarihli ve 26381 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 7 nci maddesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesi değiştirilmiş ve bu madde uyarınca, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak suçundan dolayı yapılacak yargılama sonucunda mahkemelere iki seçenek sunulmuş olup, anılan maddenin 2 nci fıkrası gereğince hüküm vermeden önce uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine; kullanmamakla birlikte, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği, aynı maddenin 5 inci fıkrasına göre de, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranan kişi hakkında açılmış olan davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği, aksi takdirde, davaya devam olunarak hüküm verilmesi gerekeceği, diğer bir durumda ise, mahkemece 6 ncı fıkra uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişinin, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı cezaya hükmedildikten sonra da iki ila dördüncü fıkralar hükümlerine göre tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulabileceği ve bu durumda hükmolunan cezanın infazının erteleneceği, 7 nci fıkra gereğince kişinin mahkum olduğu cezanın, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde infaz edilmiş sayılacağı, aksi takdirde derhal infaz edilmesi gerekeceği cihetle, mahkemenin bu hususları tartışarak sanığın hukuki durumunu tayin ve takdir etmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilerek, belirtilen hükmün bozulması istenmiştir.
Hükümden önce 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 s. Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinde, uyuşturucu madde kullanmış olan sanık hakkında, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği gibi, altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki cezayla birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine de hükmedilebileceği öngörülmüş olup; bu iki seçenekten biri uygulanırken yasal gerekçe gösterilmesi gerekir.
Sonuç: Somut olayda; mahkemece uyuşturucu madde kullandığı kabul edilen sanık hakkında, belirtilen iki seçenekten, yasal gerekçe gösterilmeden aynı maddenin 6 ncı fıkra yollamasıyla 1 inci fıkrası uyarınca hapis cezasıyla birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi yasaya aykırı olup; kanun yararına bozma talebine dayanan ihbar yazısında ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10.03.2009 tarihli 2008/187 esas ve 2009/54 karar sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 309 uncu maddesinin 3 üncü fıkrası gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4 üncü fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılarak sonucuna göre gereken hükmün verilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 14.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy