(2709 S. K. m. 76) (765 S. K. m. 59, 404) (5352 S. K. m. 2, Geç. m. 2 ) (3682 S. K. m. 8) (3298 S. K. m. 2) (2918 S. K. m. 41) (5237 S. K. m. 191)
Dava ve Karar: Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükümlü O. K.'nin 765 sayılı TCK'nın 404/2 ve 59 uncu maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Salihli Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen 13.11.1997 tarihli ve 1997/194 esas, 1997/182 karar sayılı hükmüne ilişkin olarak, aynı Mahkemece 26.05.2010 tarihinde 2010/652 değişik iş sayıyla 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun geçici 2 nci maddesi ve Anayasa'nın 76 ncı maddesi uyarınca arşiv kaydının silinmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun geçici 2 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki, Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 s. Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkumiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet başsavcılığının veya Adli Sicil ve istatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir. şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın eyleminin 3298 sayılı Uyuşturucu Maddelerle ilgili Kanun kapsamında olduğu anlaşıldığından, 5352 s. Kanunun geçici 2 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahkumiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilerek, Salihli Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26.05.2010 tarihli kararının bozulması istenmiştir.
Hükümden sonra, 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinin değiştirilmiş olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 nci maddesi uyarınca, uyarlama yapılması halinde, hükümlünün adli sicil arşiv kaydının silinmesi talebinin yeniden değerlendirilmesi olanaklı görülmüştür.
Hükümlünün arşiv kaydının silinmesine konu mahkumiyetinin, 3298 sayılı Uyuşturucu Maddelerle İlgili Kanun'un 2 ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 41 inci maddesinde sayılan suçlardan olması nedeniyle, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun geçici 2 nci maddesi uyarınca adli sicil arşiv kaydından silinmesi olanaklı değildir.
Sonuç: Kanun yararına bozma talebine dayanan ihbar yazısında ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Salihli Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26.05.2010 tarihli ve 2010/652 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309 uncu maddesinin 3 üncü fıkrası gereğince BOZULMASINA; aynı Kanun'un 309 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 21.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy